Air India'nın Phuket'ten Yeni Delhi'ye yaptığı seferde, Airbus A320 tipi bir yolcu uçağı seyir halindeyken beklenmedik bir irtifa kaybı yaşamış ve bu durum, pilotların uyuşturucu testi sonuçlarında olumsuz etkisini yaratmıştı. Uçağın içinde 3'ü bebek 137 yolcu bulunuyken, olayda 20'si yolcu 24 kişi yaralanmıştı. Olayın nedenleri ve sonuçları hakkında detaylı bir soruşturma başlatılmış ve Hindistan Uçak Kazalarını Araştırma Bürosu (AAIB) tarafından hazırlanan ön rapor, önemli bulgular ortaya koymuştur.

Rapora göre, inişten sonra yapılan tıbbi kontrollerde, uçağın kaptanı olan pilotun uyuşturucu madde testi sonuçları pozitif çıkmıştır. Bu durum, AAIB tarafından büyük bir endişe kaynağı olarak değerlendirilmiş ve Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü'ne (DGCA) önleyici tedbirlerin alınması tavsiyesinde bulunulmuştur. Uçuş ekibinin alkolmetre testleri ise tatmin edici sonuçlar vermiş, ancak kaptanın kan örnekleri üzerinde yapılan doğrulama testlerinde psikoaktif madde tespitinin negatif çıkmaması, soruşturmanın karmaşıklığını artırmıştır. Bu durum, sistemlerdeki olası teknik arızaların da olayla ilgili değerlendirilmesini gerektirmiştir.

Olay sırasında, uçağın yeşil, mavi ve sarı hidrolik sistemlerinde bir türbülans sonucu arızalar meydana gelmiş ve bu durum, uçuşun kontrol yüzeylerinin düzgün çalışmasını engellemiştir. İkinci pilot, durumu kontrol altına almaya çalışmış, ardından kaptan pilot kontrolü ele almıştır. Uçak, kısa bir süre sonra irtifasını 372 feet yükselterek 292 feet düşmüştür. Sistemler yeniden devreye girdiğinde ise uçuş normale dönmüş ve operasyon güvenli bir şekilde devam etmiştir. Olayın ardından, uçağın kabininde, özellikle baş üstü bagaj bölmelerinde ve tavan panellerinde hasar tespit edilmiştir.

Phuket Uluslararası Havalimanı'ndan kalkış öncesinde yapılan kontrollerde herhangi bir sorun bulunmamasına rağmen, olay sonrasında yaşanan irtifa düşüşü ve pilotun uyuşturucu testi pozitif sonuçları, soruşturmanın odağını oluşturmuştur. AAIB, teknik incelemelerin devam ettiğini ve DGCA ile yakın işbirliği içinde gerekli önlemlerin alınmasını sağlayacağını vurgulamıştır. Bu olay, havacılık sektöründe güvenlik standartlarının önemini bir kez daha göz önüne sererken, pilotların sağlığı ve uçuş güvenliği için yapılacak kontrollerin de artırılması gerektiği tartışmalarını da beraberinde getirmiştir.