Silivri'nin sularında, Türk donanmasına ait iki ticari geminin katapulmasıyla sonuçlanan talihsiz kazanın perde perde ortaya çıkardığı detaylar, güvenlik protokollerinin ve gemi operasyonlarının incelenmesine yol açtı. Marmara Denizi'nde yaşanan bu olay, sadece denizcilerin hayatını tehlikeye atmakla kalmadı, aynı zamanda gemi yönetimindeki potansiyel risklerin de acı bir şekilde gözler önüne serdi.

Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma, kaza mahallinde görevlendirilen bilirkişi heyetinin kapsamlı bir incelemesiyle sonuçlandı. Rapor, ‘Tuğberk İmamoğlu’ ve ‘Alsu’ isimli gemilerin çarpışmasının, gemi kaptanlarının ve mürettebatlarının ihmalleriyle, teknik aksaklıklar ve iletişim zafiyetleri nedeniyle meydana geldiğini ortaya koyuyor. Özellikle ‘Alsu’ gemisinin köprü üzerinde kurulan güvenlik düzenlemelerinin eksikliği, kaza riskinin temel sebebi olarak belirlendi.

Rapor, ‘Tuğberk İmamoğlu’nun kontrolsüz sancağa dönüş manevrası sırasında, ‘Alsu’ gemisinin ‘Watch Condition B’ kuralını ihlal etmesi ve ek bir gözlemci bulundurmamasının, çarpışmanın önlenebilir bir durum olduğunu gösterdi. Bilirkişiler, 1.5-1.8 mil mesafede, tehlikeyi saptama ve ivedilikle önlem alma imkanı varken, bu kuralların uygulanmamış olmasının, Tuğberk İmamoğlu gemisinin batmasına doğrudan neden olduğunu vurguladı.

Kazanın ardından başlatılan arama kurtarma çalışmaları, 3. gününe ulaşmış durumda. Deniz Kuvvetleri’nin TCG Akın kurtarma gemisi ve diğer unsurları, batan geminin yerini tespit ederek, ‘Alsu’ gemisinden kurtulan can salları ve serbest düşmeli can filikasını denizde buldu. Ancak, mürettebatın hala bulunamaması, kurtarma operasyonlarının devamlılığını ve gemi operasyonlarında güvenlik önlemlerinin önemini bir kez daha pekiştirdi.

Bilirkişi raporu, sadece gemilerin teknik hatalarını değil, aynı zamanda olay anındaki hava ve deniz koşullarını da değerlendirdi. Rüzgarın kuzeyden esmesi, deniz durumunun hafif çalkantılı olması ve gökyüzünün bulutlu olması, gemi kaptanlarının dikkatini dağıtabilecek faktörler olarak kabul edildi. Ancak, rapor, bu doğal koşulların, uygun güvenlik önlemleri alınması halinde göz ardı edilebilecek durumlar olduğunu da vurguladı. Bu çarpışma, denizcilik sektöründe güvenlik bilincinin ve gemi operasyonlarının titizlikle yönetilmesinin önemini bir kez daha hatırlatan bir ders niteliğindedir.