1967 yılının Eylül ayının soğuk sabahında, Avrupa'nın kalbinde, İsveç, beklenmedik bir değişim yaşadı. Ülkenin trafiği, uzun süren bir tartışmanın ardından, yoldaki araç akışının yönünü tamamen değiştiren, tarihin akışını sarsacak bir operasyonun başlangıcını işaret etti. Bu operasyon, sadece trafik kurallarının değiştirilmesini değil, milyonlarca insanın alışkanlıklarını ve reflekslerini yeniden tanımlayan, toplumsal bir dönüşümün habercisiydi.

Hükümet, artan kaza risklerini önlemek amacıyla, 1955'te yapılan halk oylamasında 'hayır' oyu veren toplumu, radikal bir karar altına zorladı. ‘Dagen H’ (H Günü) olarak adlandırılan bu operasyon, parlamentonun kararıyla yürürlüğe konuldu. Halkın sürüş alışkanlıklarını değiştirmesi amacıyla, dev bir bilgilendirme kampanyası başlatıldı. ‘H’ harfi, her yerde kullanılarak, uyumu simgeledi; kupa bardaklardan iç çamaşırlarına kadar her ürün üzerine basıldı. Müzik ve sanat da bu farkındalık kampanyasına dahil edilerek, ‘Sağda Kal Svensson’ şarkısıyla bir yarışma düzenlendi.

Operasyonun resmi başlangıç saati olan 04:50'de, tüm yollar trafiğe kapalı ilan edildi. Sadece otobüsler, taksiler ve acil durum araçlarına izin verildi. Sürücüler, yeni kurallara uyum sağlamak için araçlarını yavaşça yolun solundan sağına çekerek beklemeye başladılar. Saat tam 05:00’de, radyolardan gönderilen sinyal ile tüm araçlar, sağ şeritte ilerlemeye başladı. Bu ani değişim, toplumda büyük bir merak ve beklenti yarattı.

Ancak, öngörülen kaos ve panik hiç yaşanmadı. Sürücüler, yeni kurallara uyum sağlamak için aşırı dikkatli ve yavaş sürüşlerini sürdürdüler. Sonuç olarak, 1967 yılında İsveç’te ölümlü kaza sayısı bir önceki yıla göre önemli ölçüde azaldı. Bu sıra dışı operasyon, toplumsal uyumun ve teknolojik adaptasyonun başarılı bir örneği olarak tarihe kazınmıştır. Bu olay, trafik düzenlemelerinde alışkanlıkların ve davranışların rolünü vurgulayan önemli bir ders niteliğindedir.