Norveç Maliye Bakanlığına sunulan detaylı bir öneriyle, dünyanın en büyük varlık fonu olan Norveç Varlık Fonu (NBIM), portföyündeki tahvil varlıklarının dağılımında radikal bir değişikliğe hazırlanıyor. Fonun yönetimi, piyasa koşullarına ve uzun vadeli getiri hedeflerine odaklanarak, tahvil ağırlığını önemli ölçüde azaltmayı ve alternatif varlıklara yönelmeyi hedefliyor. Bu hamle, fonun stratejik dönüşümünün en belirgin göstergesi olarak öne çıkıyor.
Önerilen yeni modelde, devlet tahvillerinin toplam portföydeki payı yüzde 70'den yüzde 50'ye düşürülecek. Bu stratejik revizyon, fonun likidite riskini yönetme yeteneğini artırmayı ve aynı zamanda daha yüksek getiri potansiyeli sunan diğer yatırım araçlarına yönelmesini amaçlıyor. ABD Hazine tahvillerine olan yatırımın azalmasıyla birlikte, Euro Bölgesi ve Japon devlet tahvillerine olan ilgi de göz ardı edilmeyecek. Ayrıca, fon, gelişmiş ekonomilerdeki artan borç yükünü dikkate alarak tahvil değerlemelerinde GSYİH yerine piyasa değerini ön planda tutacak yeni bir metodoloji geliştirmeyi hedefliyor.
Bu önemli kararın ardındaki temel motivasyon, ABD’nin artan borç yüküne yönelik endişelerin yükselmesi ve uzun vadeli tahvil getirilerinde yaşanan istikrarsızlık. Ekonomist Mohamed El-Erian, NBIM’in bu tahvil alımlarını azaltmasının, tahvil piyasasında güvenin azalmasının bir işareti olduğunu vurgularken, fonun bu kararıyla piyasa oyuncularına önemli bir sinyal gönderdiği belirtiliyor. Fon, tahvil portföyünü yeniden yapılandırırken, şirket tahvilleri, ipotek teminatlı menkul kıymetler ve kamu bağlantılı kuruluşların tahvillerine yönelerek daha dinamik ve riskli bir yatırım stratejisi izlemeyi hedefliyor. İpotek teminatlı menkul kıymetlere olan yatırımın artması, fonun risk toleransını yükseltme çabasının bir parçası olarak değerlendiriliyor.
NBIM’in portföyü, yaklaşık 1,65 trilyon doları hisse senedi, 592 milyar doları ise sabit getirili menkul kıymetlerde barındırıyor. Fon, dünya genelinde işlem gören şirketlerin hisselerinin yüzde 1,5’ine sahip olup, son dönemde özellikle teknoloji ve yarı iletken sektörlerindeki şirketlerden elde ettiği yüksek getiriler, fon yönetimini olumlu etkilemeye devam ediyor. Ancak, fon yönetimi, bu başarılı performansın sürdürülebilir olmayabileceği konusunda uyarıyor ve yapay zeka hisselerindeki potansiyel bir düzeltmenin fonun piyasa değerinden 740 milyar doları silebilir riskine karşı stres testleri yapıyor. Bu yaklaşım, fonun uzun vadeli yatırım stratejisinde risk yönetimi ilkelerinin önemini bir kez daha ortaya koyuyor.