Ekonomik Veri Merkezi’nin son analizlerine göre, küresel ticaret akımlarında önemli bir dönüşüm yaşanıyor. Özellikle Türkiye’nin ihracat performansı, G20 ekonomileri arasında ilk kez üst sıralara taşınarak global ticarette yeni bir dönemin habercisi oldu. OECD’nin yayınladığı 2026 yılı ikinci çeyreğine ait uluslararası ticaret verileri, Türkiye’nin büyüme hedeflerine ulaşma konusundaki başarısını gözler önüne serdi.
G20 ülkelerinin mal ticareti performansı, ikinci çeyrekte gözlemlenen artışlarla birlikte dikkat çekti. Cari dolar bazında ve mevsimsellikten arındırılmış verilere göre, G20’nin toplam ihracatı %5,9 artış gösterirken, ithalat %6,7 ile yükseldi. Ancak Türkiye, bu genel artışın çok üzerinde bir performans sergileyerek, ABD, Çin ve Avrupa Birliği gibi büyük ekonomilerin gerisinde yer aldı. Yılın ilk çeyreğinde yaşanan %1,8’lik ihracat düşüşü, ikinci çeyrekte %8,5’lik bir toparlanma ile dengelendi ve G20 ortalamasının neredeyse iki katı büyüklüğünde bir artış sağlandı.
Türkiye’nin ihracatındaki bu başarı, özellikle Avrupa Birliği’ne olan bağımlılığı azaltma stratejisinin meyvelerini verdi. G20’deki diğer ülkelerin ihracat büyüme oranlarına kıyasla Türkiye’nin %8,5’lik artışı, Avustralya (%8,4), İngiltere (%6,6), Çin (%4,7), ABD (%3,9), Avrupa Birliği (%3,9), Brezilya (%3,7), Almanya (%2,1), Fransa ve İtalya (%1,8) gibi ülkelerin büyüme oranlarını da geride bıraktı. Bu durum, Türkiye’nin küresel ticaret arenasında daha rekabetçi bir konuma gelmesini sağladı.
Bu olumlu ticaret trendi, hizmet sektörüne de yansıdı. OECD’nin tahminlerine göre, G20 genelinde hizmet ihracatı %3,4, hizmet ithalatı ise %2,5 arttı. Türkiye’nin hizmet ihracatı da ilk çeyrekteki %7,3’lük düşüşün ardından ikinci çeyrekte %7,6’lık bir artışla G20 ortalamasının iki katından fazla büyüme kaydetti. Marmara Üniversitesi Uluslararası Politik Ekonomi Ana Bilim Dalı’ndan uzman Prof. Dr. Arzu Al, bu gelişmeleri ‘küresel ticaretteki dinamik bir değişimin’ işareti olarak yorumlarken, Türkiye’nin AB ile ticaret ilişkilerinin önemini vurguladı ve gelecekteki stratejik hedefleri hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin, AB’nin beşinci büyük mal ticareti ortağı olması ve 2025’te mal ihracatının %42,7’sinin AB’ye yönelik olması, bu stratejik konumun önemini daha da artırıyor.