Yerel yönetimler alanındaki stratejileri değerlendiren YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Tüzün, Üsküdar Belediye Başkan Vekili seçimleriyle ilgili dikkat çekici bir yorumda bulundu. Tüzün, yaşanan gelişmeleri, iktidarın demokratik süreçlere olan bağlılığının sorgulanmasına neden olan bir durum olarak değerlendirdi. Özellikle, seçime yakın gerçekleşen meclis üyesi transferlerinin, halkın iradesine karşı bir saygısızlık olarak kabul edilmesi gerektiğini vurguladı.

Tüzün'ün X platformundaki açıklaması, iktidarın seçim sonuçlarına rağmen kendi kontrolü yeniden sağlamaya yönelik hamlelerini eleştirirken, demokratik değerlere ve halkın özgür iradesine öncelik verilmesi gerektiği mesajını taşıdı. ‘Milletin sandıkta vermediği yetkiyi masa başında elde etmek siyasi başarı değildir,’ ifadeleriyle, iktidarın seçim sonrası yaşanan gelişmelere tepkilerini kesin bir dille reddettiğini gösterdi. Bu durum, seçmenlerin tercihinin, siyasi arenada ne kadar değerli olduğunu bir kez daha hatırlatan bir duruş sergiledi.

Açıklamada, Üsküdar halkının açık bir şekilde AKP'yi tercih etmediği ve Başkanvekilliği seçiminde de sonuç değişmediği belirtildi. Ancak, seçime bir gün kala gerçekleşen meclis üyesi transferleriyle, Üsküdarlının verdiği kararın tersine bir tablo oluşturulmaya çalışıldığı vurgulandı. Tüzün, bu tür hamlelerin demokrasinin temel prensiplerine aykırı olduğunu ve sadece iktidarın zafer elde etmek için kullandığı bir strateji olduğunu savundu. ‘Demokrasi yalnızca sandığı kurmak değil, sandıkta ortaya çıkan iradeye saygı duymaktır,’ sözleriyle, demokratik bir sürece uyumun ne kadar önemli olduğunu bir kez daha altını çizdi.

Son olarak, Tüzün, Üsküdar'ı gerçekten kazanmanın yolu, meclis üyelerini kendi saflarına katmak değil, Üsküdarlının oyunu kazanmak olduğunu belirtti. Bu yaklaşımın, halkın iradesine saygı duymak ve demokratik süreçlere bağlı kalmak anlamına geldiğini vurgulayarak, iktidarın bu temel prensiplere uygun hareket etmesi gerektiğini sonlandırdı. Tüzün'ün bu açıklaması, YENİ Parti'nin yerel yönetimlerdeki stratejik duruşunu ve iktidara yönelik eleştirme yaklaşımını daha da net bir şekilde ortaya koydu.