Akdeniz Üniversitesi'nin yoğun temposu içinde, hayatın akışı bir anda durdu. 32 yaşındaki Gülşah Gizem Angı, rahmindeki 33 milimetrelik bir miyomun giderilmesi amacıyla yapılan histeroskopi ameliyatında, tıbbi bir sürecin trajik bir sonla noktalanmasına tanık oldu. Olay, sadece bir aileyi değil, tüm sağlık sisteminin hassasiyetini ve sorumluluklarını sorgulamaya yöneltti.
Gülşah'ın başlangıç ağırlığı 58 kilogram iken, ameliyat sonrası otopside 74 kilogram olarak ölçülmesi, vücudunda ciddi bir sıvı birikiminin olduğunu gösterdi. Otopsi raporları, beyinde 400 gram ve vücudun belden yukarıya kadar uzanan yaygın ödemler gibi bulgularla dikkat çekti. Bu durum, ameliyat sırasında kullanılan sıvıların, vücudun doğal dengesini bozarak ölümcül bir tablo oluşturmasına zemin hazırlamış gibiydi. Operasyon ekibinin uyguladığı yoğun sıvı tedavisinin, vücudun kaldıramayacağı bir yük oluşturduğu ve bu nedenle ölümün meydana gelmesi üzerine tartışmalar başladı.
Mahkeme sürecinde, ameliyatın nasıl yürütüldüğü, kullanılan cihazların güvenilirliği ve sağlık personelinin yetkinlikleri detaylı bir şekilde incelendi. Dosyaya sızdırılan yazışmalarda, histeroskopi sisteminin hastane envanterinde bulunmadığı, sadece bir demo cihazının kullanıldığı iddiaları yer aldı. Bu durum, operasyonun teknik açıdan riskli bir şekilde yapılıp yapılmadığı sorusunu akıllarda soru işareti yarattı. Ayrıca, ameliyat ekibinin, hasta üzerinde uyguladığı sıvı tedavisinin, vücut ağırlığındaki artışa ve ödemlere rağmen kontrol altında tutulamadığı da mahkeme tarafından tespit edildi.
Baba Ayhan Angı’nın anlattıkları, yaşanan acının sadece bir hasta ailesi için değil, tüm insanlık için bir uyarı niteliğindeydi. Kızının ameliyat öncesinde 58 kilo olarak sağlığına kavuştuğu, ameliyat sonrası otopside ise 74 kilo olarak ölçüldüğü, yani 16 kilo fark olduğu ifade edildi. Bu durum, sıvı yüklenmesinin vücuda ne kadar zarar verebileceğinin çarpıcı bir örneğiydi. Ayhan Angı, kızının ameliyatın kendisine basit ve güvenli olarak anlatıldığını söylediğini, kanama sorununu çözebilecek bir çözüm olarak histeroskopi ameliyatının seçildiğini belirterek, “Çok basit bir ameliyat olacağı söylenmişti. En son tetkikte 33 milimetre boyutunda tip 2 miyom tespit edildi. Bu miyom fazladan kanamaya neden oluyordu. Bunun çözümü için Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’nden Prof. Dr. Mete Ç.’ye müracaat ettik. Modern bir cihazla sıvı verileceği, miyomun görülüp çekilerek alınacağı anlatıldı. Kanama açısından da daha güvenli, basit bir ameliyat olduğu ve kızımızın kısa sürede çıkacağı söylendi. Ama maalesef çıkamadı” diyerek yaşadığı derin üzüntüyü dile getirdi.