Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi, Emine Erdoğan, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın himayelerinde düzenlenen Rami Çocuk ve Sanat Bienali’nin açılışında, Türkiye’nin kültürel mirasını gelecek nesillere aktarma konusunda önemli bir mesaj paylaştı. Rami Kütüphanesi’nin tarihi atmosferinde gerçekleşen bu buluşma, özellikle edebiyatın çocukların hayatındaki rolüne dair yeni bir bakış açısı sunarken, edebi bir tohumun eke düşmesi için ilham veren bir vuruştu.

Erdoğan, konuşmasında hayal gücünün insanlık için ne kadar kritik olduğunu vurgulayarak, “Hayal gücü, medeniyetin temel taşıdır. Gökyüzündeki uçakların, internetin ve uzay yolculuklarının hepsi, önce bir hayalle başlar. Çocukların zihinleri, sınırsız olasılıkların yetiştiği bir bahçedir. Bu bahçenin toprağını zenginleştirmek, bizim en önemli görevlerimizden biridir,” diyerek, çocukların hayal gücünün sınırlarını zorlamalarını teşvik etti. Edebi eserler aracılığıyla yeni dünyalar keşfetme ve düşünceleri şekillendirme becerilerini geliştirme potansiyelini vurguladı.

Cumhurbaşkanının eşi, çocuklara edebi eserlerle tanışmanın önemine dikkat çekerek, “Çocukların, edebi değer taşıyan kitaplarla tanışması, onların zihinsel gelişimleri için olmazsa olmazdır. Çünkü edebi bir eser, hayatı seyrettiğimiz bir penceredir. Çocuklar, hayatla ilgili ilk izlenimlerini okudukları kitaplarla oluştururlar. Edebi niteliği yüksek bir kitap, onları sadece eğlendirmez, aynı zamanda hayata da hazırlar. Kelime dağarcığı genişledikçe ifade gücü güçlenir, soyut düşünme ve akıl yürütme becerileri gelişir,” şeklinde konuştu. Resimli kitapların çocukların edebi ve sanatsal dünyayla ilk kez tanışmalarında kritik bir rol oynadığını da belirterek, bu eserlerin çocukların duygusal zekasını geliştirmesine ve toplumsal duyarlılıklarını artırmasına katkıda bulunduğunu ifade etti.

Erdoğan, çocuklara verilen her kitabın, onlara kimlik kazındığını ve kitaplardaki kahramanların, yeri geldiğinde onların en iyi arkadaşları, rol modelleri, öğretmenleri olduğunu vurgulayarak, “Çocuklar, bu kitap kahramanlarıyla hiç bilmedikleri coğrafyalara seyahat ediyor, ağaçların, kuşların dile gelip konuştuğu büyülü ormanlardan geçip, maceradan maceraya atlıyorlar. Ancak günümüzde birçok çocuğumuz bu maceralara çeviri kitaplarla atılıyor. Bizim her biri evrensel bir simge olan kendi kahramanlarımız var. Onları yeteri kadar kitaplarda, çizgi filmlerde, bilgisayar oyunlarında ya da dijital dünyada göremiyoruz. Bu nedenle, çocuk kitaplarının kendi kültür dünyamızın ürünleri olması gerektiği kanaatindeyim,” diyerek, kültürel kimliğin korunmasının ve güçlendirilmesinin önemine dikkat çekti. Edebi eserlerin, çocukların kendi kültürleriyle bağ kurmalarına ve milli değerlerini öğrenmelerine yardımcı olduğunu vurguladı.