İstanbul’un tarihi sularında uzun yıllar sessiz kalan, adeta mitolojik bir varlık gibi hatırlanan orkinoslar, Haliç’te gözler önüne seriliyor. Galata Köprüsü yakınlarında tespit edilen bu iri boyutlu balıklar, hem yerli halkın hem de balıkçılar topluluğunun ilgisini çekerek, şehrin doğal mirasının yeniden canlanmasıyla ilgili tartışmaları alevlendiriyor. Bu beklenmedik ortaya çıkış, Marmara Denizi’nin geçmişteki biyolojik çeşitliliğine dair önemli ipuçları sunuyor.
Tarihi kayıtlar, orkinosların İstanbul çevresinde yüzyıllar boyunca yaygın bir şekilde bulunmuş olduğunu gösteriyor. Byzantion döneminden itibaren bu balıklar, şehrin sembollerinden biri haline gelmiş, hatta dönemin ekonomik ve diplomatik faaliyetlerinde bile rol oynamıştı. Bronz sikkelerde ve antik belgelerde yer alan orkinos motifleri, bu türün şehrin kimliğinin ayrılmaz bir parçası olduğunu kanıtlıyor. Ayrıca, Çanakkale Boğazı çevresindeki varlıkları da gösteren eski kayıtlar, bu türün Marmara Denizi’ndeki yerleşikliğini destekliyor.
Ancak, son yıllarda Marmara Denizi’nde yaşanan ekolojik değişimler ve balık popülasyonlarındaki düşüş, orkinosların İstanbul kıyılarından uzaklaşmasına neden olmuştu. Bu durum, denizin genel sağlığında meydana gelen bozulmaları da beraberinde getirmişti. Şimdi ise, bu türün yeniden ortaya çıkması, ekosistemde olumlu bir dönüşümün habercisi olarak yorumlanıyor.