Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) Girne açıklarında meydana gelen ve 10 kişinin hayatını kaybetmesine neden olan deniz kazasının perde perde sırları gün yüzüne çıkmaya devam ediyor. Olayın merkezinde yer alan, Mersin Taşucu Limanı'ndan yola çıkan ve ardından alabora olan geminin kaptanı M.Ö.'nün, Türkiye'den ehliyet alamaması nedeniyle Honduras'tan 3 bin 500 dolar karşılığında bir ehliyet edinmiş olması, soruşturmanın akışını tamamen değiştiriyor.
Hakimliğe çıkarılan 9 şüpheli arasında bulunan kaptan M.Ö., olay sonrası verdiği ifadelerde, Türkiye’den ehliyet alamaması nedeniyle KKTC’de geçerli bir ehliyet elde etmek için Honduras’a seyahat ettiğini ve bu süreçte 3 bin 500 dolar ödeme yaptığını kabul etti. Bilirkişi raporları ise geminin batmadan limana geri dönebilme potansiyelini işaret ederek, olayın karmaşıklığını artırıyor. Ayrıca, M.Ö.'nün daha önce Türkiye'den aldığı ehliyetin geçerlilik süresinin dolması ve KKTC’de kullanım için yetersiz kalması da dikkat çekiyor.
Soruşturma ekibi, geminin ikinci kaptanı M.N.S.'nin kaptanın sefer kararına itiraz ettiğini, ancak yolcu gemisinin limandan ayrıldığını iddia ettiğini belirtiyor. M.N.S., kaptanın geminin su almaya başladığından haberdar olduğunu, ancak yine de sefere engel teşkil etmediğini savundu. Mahkeme heyeti, geminin kara kutusunun henüz bulunamaması ve seyir defterinin kaybolması gibi faktörler nedeniyle soruşturmanın zorluklarını göz önünde bulunduruyor.
Şu an için aranan 2 şüphelinin KKTC dışında oldukları bilgisi, soruşturmanın daha da genişlemesine neden oluyor. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, KKTC Başbakanı Ünal Üstel ile birlikte düzenlediği basın toplantısında, olayın tüm yönleriyle incelenerek sorumluların bulunup bulunmadığının değerlendirileceğini duyurdu. Soruşturmanın devamında, geminin geçmişteki kazaları, onarımları ve izinleri de incelenerek, olayın nedenlerinin tespit edilmesi hedefleniyor. Ayrıca, şüphelilerin alkol ve uyuşturucu test sonuçları alınarak, olaya karıştıklarına dair bir delil olup olmadığı da araştırılıyor.