National League'nin son haftasında, futbolseverlerin akıllarını karartan ve istatistiklere meydan okuyan bir olay yaşandı. York City, uzun bir süredir beklediği şampiyonluğa, maçın son anlarında gelen bir golle ulaşmayı başardı. Bu zafer, özellikle Rochdale'in beklentilerini yerle bir etti ve ligin geleceği hakkında önemli soruları beraberinde getirdi.
Maçın ilk yarısında üstün kalan Rochdale, 90+5'te Emmanuel Dieseruvwe'nin attığı golle rahatlamıştı. Ancak maçın atmosferi, York City'nin adeta bir 'yeniden doğuşu'yla kontrolden çıktı. 90+13'te Josh Stones'un golü, sadece beraberliği getirmekle kalmadı, aynı zamanda York City'nin şampiyonluğa ulaşmasını sağladı. Stat, taraftarların coşkusuyla yerle bir olurken, bu beklenmedik gelişme futbol tarihinde unutulmaz bir anı olarak yerini aldı.
York City'nin şampiyonluk kutlamaları, kulüplerin daha önce yayınladığı ortak bildiriyle birleşerek İngiliz futbol dünyasında yankı uyandırdı. Kulüpler, National League'de 2 takımın doğrudan yükselmesinin, mevcut lig yapısıyla adaletsiz bir durum olduğunu savunarak otoritelerden harekete geçmelerini talep etmişti. Bu talep, ‘National League'nin profesyonel lig statüsüne uygun olarak yeniden düzenlenmesi’ çağrısına dönüşmüştü.
Sonuç olarak, York City'nin şampiyonluğu, İngiliz futbolunda profesyonel liglerin yapısı ve adalet algısı üzerine önemli tartışmaları tetikledi. 108 puanla League Two'ye yükselen York City, 106 puanla ikinci olan Rochdale'in play-off'a yükselme hayallerini kırarken, bu beklenmedik sonuç, ligin sonuna damga vurdu.