Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) meşruiyetini sağlama ve iktidarı denetleme mekanizmalarından biri olan yazılı soru önergeleri, son dönemde çarpıcı bir tablo ortaya koyuyor. İktidar tarafından verilen yanıtlara dair gecikmeler ve reddetmeler, Meclis'in etkinliğine dair ciddi endişeler uyandırırken, 28. yasama döneminde 13.950 önergeye hala cevap verilmemiş durumda. Bu durum, parlamentonun kontrol fonksiyonunun zayıfladığına işaret ediyor.

Verilen bilgilere göre, 47.134 adet soru önergesi ile Meclis'e yöneltilmiş olsa da, sadece 6.13 tanesi süresi içinde cevaplandırılmış. Kalan 26.251 önerge ise, zaman aşımına uğradıktan sonra yanıt görmüş. Bu durum, özellikle Adalet, Sağlık ve İçişleri Bakanlıkları'nda daha belirgin hale gelmiş; bu bakanlıklar toplam 6.095 önergeyi yanıtsız bırakarak, Meclis'in denetim gücüne yönelik ciddi bir meydan okuma oluşturmuş. Bu durum, parlamentonun, hükümetin faaliyetlerini şeffaf bir şekilde takip etme ve hesap verebilirliğini sağlama görevini yerine getirirken karşılaştığı zorlukları da gözler önüne seriyor.

En çok soru önergesi yönelten bakanlık, 6.634 önerge ile Adalet Bakanlığı olmuş. İçişleri Bakanlığı ise 5.908 önerge ile ikinci sırada yer almış. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı da 4.853 önerge ile üçüncü sıraya tırmanmış. Bakanlıkların bu yüksek sayıdaki yanıtsız önerge verme nedenleri, genellikle şeffaflık eksikliği, cevapların yeterli bilgi içermemesi veya cevapların gecikmeli verilmesi gibi faktörlere dayanıyor. Bu durum, milletvekillerinin, kamuoyunun hak ettiği bilgiye ulaşmasını engelliyor ve Meclis'in güvenilirliğini zedeleyebiliyor.

TBMM Başkanı Bekir Bozdağ tarafından yayınlanan raporlarda, Cumhurbaşkanlığı yardımcısı ve bakanlıklar tarafından gönderilen yazışmaların, soruların tam ve tatmin edici bir şekilde yanıtlandırılması gerektiği vurgulanıyor. Ancak, pratikte bu taleplerin yerine getirilmemesi, Meclis'in denetim yetkisinin zayıflamasına ve iktidarın hesap verebilirliğinin sorgulanmamasına yol açıyor. Bu durum, TBMM'nin gelecekteki çalışmalarında daha etkin ve güçlü bir denetim mekanizması oluşturulması için önemli bir uyarı niteliğinde.