Ege'nin bereketli toprakları, şimdi bir krizin habercisi gibi duruyor. Tekstil ve hazır giyim sektöründe, artan maliyetler ve ihracatın yavaşlaması, bölgedeki üretimi ve istihdamı derinden etkilemeye başladı. Yasin Akçakaya gibi sektör liderleri, durumun sadece bir zorluk olmadığını, sektörün temellerinin sarsılmasına işaret ettiğini vurguluyor. İşçilik giderlerinden enerji maliyetlerine, kira ödemelerinden finansman kaynaklarına kadar her şeyin yükselmesi, firmaların kapasitelerinin altında çalıştığını ve hatta öz sermayelerini tüketmek zorunda kaldıklarını gösteriyor.
Türkiye'nin dünya genelindeki hazır giyim ihracatındaki payı, 35 yılın ardından ilk kez yüzde 3'ün altına düşerek, Ege'nin bu krizi daha da derinleştiriyor. EGSD Yönetim Kurulu Başkanı Yasin Akçakaya, bu durumun, ülkenin Polonya'nın gerisine düşmesine ve sekizinci sıraya gerilemesine yol açtığını belirtiyor. Nisan 2025-Nisan 2026 döneminde, hazır giyim ve tekstil sektörlerinde toplam 83 bin 675 kişinin işini kaybetmesi, sektörün çöküşünü açıkça ortaya koyuyor. Bir yılda 4 bin 987 işletme kapandığında, bu sadece resmi kapanış rakamları değil, aynı zamanda sektörün gerçekte ne kadar büyük bir darbede olduğunu da gösteriyor.
Bu krizin temelinde, Türk Lirası'nın aşırı değerlenmesi ve bunun sektöre yarattığı fiyat rekabeti yatıyor. Gelin Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı Osman Nuri Kes, sipariş kayıplarının firmaların yatırım ve gelecek planlarını belirsizliğe sürüklediğini ve giden müşterilerin geri gelmesinin çok zor olacağını vurguluyor. Avrupa ve Amerika gibi dış pazarlarda rekabet etmekte zorlanan Türk firmaları, Ege Bölgesi'nde ihracat miktarının yüzde 5 ile yüzde 10 arasında gerilemesiyle daha da mağdur oluyor. Bu durum, üretimin niteliğini de olumsuz etkiliyor ve sektörün geleceği için ciddi bir tehdit oluşturuyor.
Sektör temsilcileri, hükümetin acil ve kapsamlı bir destek paketi sunmasını talep ediyor. Pazarları kaybetmeden önce tedbir alınması, ihracatın sürdürülmesi, yeni projelerin hayata geçirilmesi ve ihracatçının desteklenmesi gerektiği vurgulanıyor. Bu kriz, Türkiye'nin tekstil sektörünün sadece bir sektör olmadığını, aynı zamanda istihdamın, ekonomik kalkınmanın ve bölgedeki yaşamın da temel direklerini oluşturduğunu hatırlatıyor. Hükümetin hızlı ve etkili bir müdahale göstermesi, Ege'nin ipliklerinin kopmasını engellemek ve sektörün yeniden ayağa kalkmasını sağlamak için hayati önem taşıyor.