Gökyüzünde bir yıldız gibi sönen bir hayat… Şükran Soner’in ardındaki sessizlik, Cumhuriyet’in kalbinde derin bir boşluktur. Soğuk ve kaçınılmaz bir gerçek, hayatın akışını bir an durdurmuş, geride bıraktığı izler ise sonsuza dek yaşayacaktır. Bu acı kaybın, sadece bireysel bir yasını değil, tüm bir neslin duygusal bir tepkisini tetiklediğini görmek zorundayız.
80 yıllık yaşamın, Cumhuriyet’in yükselişine tanıklığı, onun için sadece bir süre değil, bir kimlik haline gelmişti. Gazetecilik mesleğine adanmış, yılmaz bir azimle, hiç de şaşmayan bir enerjisiyle her gün Cumhuriyet’in kapısından girmiş, bir süre sonra da Türk bayrağına sarılı tabutu, aynı kapıdan uğurlamış olmanın ağırlığı, anlatılması güç bir duyguydu. Şükoş’umuzun bu beklenmedik veda, acımızı ve üzüntümüzü katlar gibi, aynı zamanda içimizde derin bir sorgulamaya da yol açıyor.
32 yıl önce Cumhuriyet’te yola çıktığımda “Şükran Hanım” onun için benim de bir ilkti. Emek ve işçi hakları mücadelesinde, darbeler ve krizler arasında ilkelerini değiştirmeyen, kararlı bir duruş sergileyen bir gazeteciyi tanımak, benim için bir onurdu. Zamanla, sohbetlerimiz koyulaştı, “Şükran abla” diye hitap etmeye başladım. Mütevazılığı, yardımseverliği, enerjisi sadece gazetenin Babıâli’deki o eski binasından dışarı taşmıyordu. Onun varlığı, Cumhuriyet’in ruhuna o kadar sızmıştı ki, her zaman yanımızdaydı, her zaman destek oluyordu. Bu bağnazlık, bazen de bizi gerçeklerle yüzleşmekten alıkoymuş olabilir.
Şükran Soner’in mirası, yalnızca Cumhuriyet’in geçmişine değil, günümüzün de değerlerine bir gönderme niteliğindedir. “Ben” odaklı bir dünyada, kendini düşünmekten, kendi çıkarlarını gözetmekten çekinmeyen insanlara bir tepki niteliğindedir. Şükran Soner, derdi olan, hakkını arayan, mazlumun sesi olan herkese bir örnek olmuş, onun gibi davranmayı hatırlatarak, bize unutulmaz bir ders vermiştir. Onun varlığı, her zaman “ben” dediğimiz o dünyayı, “biz” dediğimiz, ortak bir değerler bütününe yöneltmemiz gerektiğini hatırlatır. Bu, Cumhuriyet’in temel değerlerinin de yansımasıdır: Adalet, eşitlik, özgürlük ve dayanışma.