Elazığ’ın sağlık hizmetlerine erişimiyle ilgili son gelişmeler, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzalattığı kararla birlikte yeni bir tartışma yaratıyor. Hazine’ye ait 71 adet taşınmazın özelleştirilme sürecine dahil edilmesi, özellikle Elazığ’daki geçmiş sağlık tesislerinin yer aldığı arazilerin kamuoyunda büyük bir tepki uyandırdı. Bu durum, yerel halkın sağlık hizmetlerine erişimindeki hassasiyetini ve bu alandaki yatırımların geleceği konusundaki endişelerini gözler önüne seriyor.
Özellikle Elazığ’da uzun yıllar boyunca hizmet veren eski askeri hastane, Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi ile devlet hastanesinin arazilerinin özelleştirme kapsamına alınması, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşları tarafından büyük bir tepkiyle karşılandı. Bu tepkiler, sadece muhalefet çevrelerinden değil, iktidar partisinden temsilcilerden de gelen itirazlarla birleşerek konunun karmaşıklığını artırıyor. AKP Elazığ Milletvekili Ejder Açıkkapı’nın bu gelişmelerle ilgili yaptığı açıklamalar, konunun kamuoyuna taşınmasında önemli bir rol oynadı.
Açıkkapı, açıklamalarında Elazığ’ın ‘sahipsiz’ olmadığını vurgulayarak, kamuoyundaki eleştirilerin haklı bir zemine dayandığını belirtmiş, bu eleştirilere karşı çözüm odaklı bir yaklaşım sergileme sözü vermiş. 6 Şubat depremlerinin Elazığ’ın altyapısı üzerindeki derin etkilerini de hatırlatan Vekil, sağlık yatırımlarının yeniden değerlendirildiğini ifade etmiş ancak bu kararın, arazilerin özelleştirilme sürecinden etkilenmesiyle birlikte daha da hassas bir hale geldiğini vurgulamıştır. Bu durum, Elazığ’ın sağlık hizmetlerine erişiminde yaşanabilecek olası aksaklıklar konusunda endişeleri artırmıştır.
Açıkkapı’nın, “Elazığ’ın aleyhine bir sonuç ortaya çıkarsa bu yalnızca bürokratik bir süreç değildir, doğrudan bizim sorumluluğumuzdur. Ben bu sorumluluktan kaçmam. Gerekirse en ağır sorumluluğu da üstlenirim” şeklindeki ifadeleri, konunun ciddiyetini ve yerel yönetimlerin sorumluluk bilincini bir kez daha gözler önüne sermiş. Konunun ilgili bakanlıklar ve Özelleştirme İdaresi ile görüşüldüğünü ve sürecin yeniden değerlendirilmesini talep edildiğini belirterek, Elazığ’ın sağlık altyapısının zarar görmesine izin vermeyeceklerini ve Elazığ’ın kabul etmediği hiçbir konuda taviz vermeyeceklerini ifade etmiştir. Bu durum, Elazığ’daki sağlık yatırımlarının geleceği ve yerel halkın sağlık hizmetlerine erişimi konusunda önemli bir belirsizlik yaratmaktadır.”}