Antalya’nın incisi Konyaaltı, doğal güzellikleriyle dünyaca tanınırken, bu zenginliğin korunması konusunda yaşanan son olay, dikkatli olunması gereken noktaları bir kez daha gözler önüne serdi. Deniz kenarında, 40 metreyi aşan yüksekliğe uzanan, Tufa Kıyı Falezi olarak bilinen bu eşsiz coğrafi oluşumda, kaçak baraka ve özel olarak inşa edilmiş bir asansör, çevre düzeni ve doğal koruma ilkelerine açıkça aykırı bir şekilde yerleştirilmişti. Bu durum, hem yerel halkın hem de çevre gönüllülerinin büyük tepkilerine neden olmuştu.

Olayın merkezinde, Konyaaltı Caddesi’nde yapılan dalış sırasında fark edilen baraka ve asansör yer alıyordu. Hobi amaçlı dalış yapan bir kişi, falezlerin üzerinde bulunan bu yapıyı tespit etmiş ve daha detaylı incelemeler başlatmıştı. DHA’nın haberine göre, barakada kano, sandalyeler, duş ve av malzemeleri gibi eşyalar bulunurken, falezlere inilen demirden merdiven de dikkat çekiyordu. Bu durum, kaçak yapılaşmanın ve doğal kaynakların keyfi olarak kullanılmasına karşı ciddi bir uyarı niteliği taşıyordu.

Muratpaşa Belediyesi’nin zabıta ekipleri tarafından yapılan ilk incelemede, barakanın Adalya Apartmanı’na ait olduğu belirlenmişti. Ekipler, barakayı ve asansörü mühürlemiş, asansör girişini kapatarak tutanak altına alınmıştı. Ancak, bu durum sadece bir geçici çözüm olmaktan öteye gitmemiş, olay, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün devreye girmesine neden olmuştu. İl Müdürlüğü, konuyu hassasiyetle ele alarak, ilgili kurumlarla koordinasyon sağlayarak, kaçak yapının ve asansörün ne şekilde işlem göreceği konusunda karar almıştı.

Konuyla ilgili en önemli detay ise, bu alanın “Kesin Korunacak Hassas Alan” olarak sınıflandırılmasıydı. Antalya 1 Numaralı Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu’nun 12 Mart 2026 tarihli ve 1433 sayılı kararı ile, izinsiz olarak falezlerden denize ulaşılan asansör yapıldığına dair bir inceleme başlatılmış, bu durum, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun 9, 16 ve 65’inci maddeleri uyarınca Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulması ve ilgili idaresince 3194 sayılı İmar Kanunu uyarınca gerekli işlemlerin yapılması istenmiştir. Bu karar, yasa ihlali yapanların cezai sorumluluğunun yerine getirilmesi ve korunması gereken doğal kaynakların daha fazla zarar görmesinin engellenmesi açısından kritik bir öneme sahipti.