Gelibolu Yarımadası'nın kalbinde, tarih yazan Anzak ordusunun mirası yeniden canlandı. 111 yıl önce, bu topraklarda verilen hayatlar, bugünlere taşınarak, vatan sevgisinin ve kahramanlığın sembolü olarak öne çıktı. Arıburnu'nun sakinliği, binlerce yılın ardından, Anzak'ın destansı direnişiyle kesildi. Bu özel günde, dünyanın dört bir yanından gelen ziyaretçiler, bu kutsal alanda, Anzak'ın cesaretini ve fedakarlığını bir kez daha hatırladı.

Tören, Anzak Koyu'nun mistik atmosferinde, şafakın ilk ışıklarıyla başladı. Yeni Zelanda ve Avustralya Kolordusu’nun temsilcileri, Anzakların anısını onurlandırmak için düzenlediği bu anlamlı buluşmada, geleneksel ‘Şafak Ayini’ni gerçekleştirdi. Binlerce gözyaşı, bu vatanın kutsallığını ve Anzakların kahramanlığını teyit edercesine, gökyüzüne yükseldi. Tören, sadece bir anma değil, aynı zamanda gelecek nesillere aktarılacak bir mirasın korunmasıydı.

Törenin katılımcıları arasında, Yeni Zelanda ve Avustralya’nın üst düzey yetkilileri, askeri komutanlar ve diplomatlar yer aldı. Ülkelerin baş temsilcileri, Anzak’ın Çanakkale’deki rolüne dikkat çekerek, bu kahramanlığın dünya tarihinde bir dönüm noktası olduğunu vurguladı. LED ekranlarda yayımlanan belgesel ve video gösterimleri, Anzak ordusunun savaş stratejilerini ve kahramanlıklarını daha iyi anlamayı sağladı. Askeri bandoların eşlik ettiği marşlar ve ilahiler, katılımcıların duygularını daha da yoğunlaştırdı.

Gün anlam ve önemi üzerine yapılan konuşmaların ardından, İkinci Kolordu Piyade Kurmay Albay Fatih Cansız, Mustafa Kemal Atatürk’ün Anzak askerlerine yazdığı mektubu okudu. Bu tarihi an, hem Anzak halkı hem de Türk halkı tarafından büyük bir ilgiyle karşılandı. Son olarak, Türkiye, Avustralya ve Yeni Zelanda bayrakları göndere çekilirken, tören, ulusların birlik ve beraberlik ruhunu pekiştiren bir veda ile sona erdi. Gelibolu'nun bu tarihi gününde, Anzak'ın kahramanlığı, sonsuza dek yaşayacak.”}