Tunceli’de 5 Ocak 2020 tarihinden itibaren ortadan kaybolan üniversite öğrencisi Gülistan Doku davası, adeta karmaşık bir labirent haline gelmiş durumda. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ve başlangıçta ‘kasten öldürme’ başta olmak üzere çeşitli suçlamalarla şekillenen soruşturma, son gelişmelerle birlikte yeni boyutlar kazanıyor. İlk olarak, Tunceli Devlet Hastanesi’nde görevli iki çalışan – B.Y. ve Y.E. – gözaltına alınarak tutuklama sürecine dahil edildi.
Soruşturmanın derinleşmesiyle birlikte, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in uzun namlulu silahlarla çekilmiş olduğu ortaya çıktı. Bu durum, soruşturmanın sadece cinayet ihtimalini değil, aynı zamanda silah ticareti, organize suç örgütleriyle bağlantılar gibi daha geniş bir yelpazede de yürütüldüğünü gösteriyor. Ayrıca, yer altında 40 kilometre uzunluğundaki alanda yer altı görüntüleme cihazlarıyla yapılan arama çalışmaları, soruşturmanın delil toplama stratejisinde önemli bir rol oynuyor. Bu aramalarda bulunan 17 noktada yapılan incelemeler, olayın ardındaki sır perdesini kaldırmayı hedefliyor.
Soruşturma kapsamında, 15 şüpheli tutuklanırken, ABD’de bulunan firari şüpheli Umut Altaş için Interpol tarafından kırmızı bülten çıkarıldı. Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) tarafından talep edilen özel ekip kurulması, soruşturmanın daha hızlı ve etkili bir şekilde ilerlemesini amaçlıyor. Gülistan Doku’nun kaybolmadan önceki ve kaybolduğu günlere ait güvenlik kameralarından elde edilen 700 saatlik görüntü, soruşturmacıların elindeki delil havuzunu önemli ölçüde genişletmiş durumda. Bu kapsamda, cinayet şüphesiyle eş zamanlı olarak 14 ve 17 Nisan tarihlerinde gerçekleştirilen operasyonlarda 15 kişi gözaltına alınmış, Umut Altaş için de kırmızı bülten talebi yükseltilmiş.
Güncel gelişmeler, soruşturmanın hala devam ettiğini ve Gülistan Doku’nun kaybolma nedeni ile ilgili birçok soru işaretinin bulunduğunu gösteriyor. Tunceli’ye atanan Türkiye’nin 3 kadın başsavcısından biri olan Ebru Cansu, soruşturmanın hızlandırılması için özel ekip kurulması talebini HSK’ya iletmiş, bu da soruşturmanın daha stratejik bir yaklaşımla yürütüleceğine işaret ediyor. Olayın çözümü için tüm kaynaklar seferber edilirken, Gülistan Doku’nun ailesinin umudu hala canlı tutuyor.