Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, uzun ve çalkantılı bir sürecin ardından yeniden yargı önüne çıktı. 2017 ve 2018 yıllarında açılan ve kendisine yöneltilen iddialar, uzun süren bir tutukluluk dönemini tetikledi. Ancak, 5 Şubat 2026 tarihinde tahliye edilmesine rağmen, görevine tam olarak iade edilemedi. Bu durum, hukuki bir belirsizlik yaratırken, Adana’nın siyasi arenasında önemli bir boşluk bıraktı.

Öte yandan, Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, benzer bir hukuki mücadeleden sonra koltuuna geri döndü. Yedi ay boyunca cezaevinde geçirdiği süreye rağmen, Tutdere’nin yönetime katılımı, Adıyaman’da yeni bir dönem başlatma potansiyeli taşıyor. Bu durum, iki belediye başkanının farklı hukuk süreçlerini ve sonuçlarını karşılaştıran bir analiz sunmaktadır.

Hukuk uzmanları, Karalar’ın görevinden alınması için belirli bir suçun işlenmesi gerekliliğini vurgularken, durumun karmaşıklığına dikkat çekiyor. Mahkeme, delil durumunu değerlendirerek Karalar’ın tahliyesine karar verdi. Ancak, bu karar, Karalar’ın görevine devam etmesi için hukuki bir zemin oluşturmamakta, aksine mevcut durumu sürdürmektedir. Bu durum, seçilmiş yöneticilerin haklarının ne kadar korunacağı ve hukukun üstünlüğü ilkesinin nasıl uygulanacağı konusunda önemli soruları beraberinde getirmektedir.

CHP Kars Milletvekili İnan Akgün Alp, bu gelişmelere yönelik güçlü bir eleştiride bulundu. Alp, “Karalar tutuklu mu, hükümlü mü?” sorusunu sallaarak, mevcut durumu çarpıcı bir dille ifade etti. “Başkan olduğu döneme ilişkin bir yargılama var mı, o da yok. O zaman ‘Türkiye bir hukuk devletidir ama Adana hariç’ diyelim. Herkes seçme ve seçilme hakkına sahip ama Zeydan hariç’ diyelim. Seçilmiş fakat yönetemiyor” sözleriyle, adaletin sağlanmadığını ve demokratik değerlerin zedelenmeye başladığını savundu.