Kuzey Kıbrıs’ın en önemli deniz ticaret yollarından biri olan Girne-Mersin hattında sefer düzenleyen 'Filo Jet' yolcu gemisi, geçmişte yaşanan trajik bir olayla hafızalara kazınmıştı. Bu sefer de, beklenmedik bir felaketle deniz altına gömüldü. Pazar günü öğle saatlerinde Girne Limanı'ndan hareket eden gemi, kısa bir süre sonra ön kısmından su alarak alabora oldu. Olayın ardından 239 yolcu kurtarılırken, 9 kişinin cenazesi bulunmuş, 19 yolcu ise arama çalışmaları devam ediyor.

Olayın ardından, kaptan M.Ö. ve geminin kadın ikinci kaptanı M.N.S. dahil olmak üzere 9 şüpheli, Kuzey Kıbrıs’ta ikinci kez hakim karşısına çıktı. Soruşturma, 16 kişinin tutuklu olduğu, polis tarafından geniş güvenlik önlemleri altında yürütülüyor. Anadolu Ajansı'nın haberine göre, hakimlik tarafından alınan bilgilere göre, 9 şüphelinin alkol ve uyuşturucu test sonuçlarının henüz alınmadığı belirtiliyor. Bu durum, soruşturmanın daha da karmaşık hale gelmesine neden olabilir.

İfadeler sırasında ortaya çıkan bilgiler, kazanın nedenine dair önemli ipuçları sunuyor. M.N.S., kaza günü kaptan M.Ö'nün sefere çıkmaması konusunda uyarmasına rağmen, kaptanın kararına itiraz etmediğini savundu. Ayrıca, kaptanın geminin su aldığından haberdar olduğunu, ancak sefere engel teşkil etmediği gerekçesiyle hareket ettiğini iddia etti. Bu iddialar, kaptan M.Ö'nün denizcilik kurallarına uyup uymadığı konusunda ciddi soruları beraberinde getiriyor.

Mahkeme heyeti, geminin kara kutusunun henüz bulunamaması ve seyir defterinin kaybolması nedeniyle soruşturmanın zorluklarına dikkat çekerek, delil toplama sürecini hızlandırmıştır. Ayrıca, geminin geçmişteki kazaları ve onarımları ile ilgili tüm belgelerin mahkemeye sunulması sağlandı. İlk bilirkişi raporları, geminin su almaya başladığı anda hız keserek limana dönme ihtimalinin yüksek olduğunu gösteriyor. Ancak, kaptan M.Ö'nün gemiden ayrılırken seyir defterini de yanına almaması, soruşturmanın daha da karmaşık hale gelmesine neden oluyor. Soruşturma sonucunda 9 kişinin gözaltı süreleri 8'er gün daha uzatılırken, aranan 2 şüphelinin Kuzey Kıbrıs dışında olduğu bilgisi de ortaya konuldu. Bu durum, soruşturmanın uluslararası boyut kazanmasına neden olabilir.