Endonezya’nın Sumatra ve Borneo adalarındaki acımasız orman yangınları, iklim sisteminin dengesizliğinin çarpıcı bir örneği olarak ortaya çıkıyor. Temmuz ortasından beri devam eden ve ‘Süper El Nino’ olarak adlandırılan bu hava olayı, kuraklığı tetikleyerek yangınların kontrolsüz bir şekilde yayılmasını sağladı. Bu durum, bölge halkı ve çevre için ciddi bir tehdit oluşturuyor.
Günlerdir süren yangınların yarattığı yoğun sis, yalnızca Endonezya’yı değil, Malezya, Singapur ve Filipinler gibi komşu ülkeleri de etkisi altına aldı. Hava kalitesi, Dünya Sağlık Örgütü’nün belirlediği güvenli eşiğin 15 katını aşarak, milyonlarca insanın sağlığını doğrudan tehdit ediyor. Hastaneler, solunum yolu rahatsızlıkları nedeniyle yoğun şekilde başvurulan hasta sayısıyla dolup taşıyor. Özellikle 5 yaşın altında kalan çocuklar, bu zehirli havaya karşı en savunmasız kesim olarak öne çıkıyor.
Zehirli havanın yarattığı sağlık sorunları sınır tanımıyor. Endonezya Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre, yangınların başlamasından itibaren 50 binden fazla solunum yolu enfeksiyonu vakası tespit edildi. Kalimantan’ın güneyindeki bölgelerde duman, sınıfların içine kadar süzülüyor, pencereler kapalı olsa bile evlerin bu zehirli atmosfere karşı hiçbir koruması bulunmuyor. Bu durum, halkın yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürüyor ve sağlık risklerini artırıyor.
Bu felaketin temelinde yatan sorunlar ise çok daha karmaşık. Bölgedeki yangınlar, onlarca yıldır süren yanlış arazi politikalarının bir sonucu olarak ortaya çıkıyor. Endüstriyel plantasyonlar, kereste üretimi ve palmiye yağı tesisleri için arazilerin kasıtlı olarak yakılması, büyük bir çevresel trajediye neden oluyor. Kurutulan turbalık alanlar, tarım veya sanayi arazisi açmak için başlatılan küçük ateşler hızla kontrol edilemeyen felaketlere dönüşüyor. Bu durum, hem yerel ekosistemi yok ediyor hem de söndürülmesi neredeyse imkansız boyutlara ulaşıyor. Ayrıca, dünyanın en büyük tropikal turbalık ekosistemleri, bu yangınlarla birlikte kül edilerek, binlerce yıllık karbonu atmosfere salıyor ve iklim değişikliğine katkıda bulunuyor. Uzmanlar, El Nino’nun önümüzdeki dönemde daha da şiddetlenebileceğini ve yangınların 11 milyon hektarlık devasa bir alanı yok edebileceğini tahmin ediyor. Bu, Endonezya’nın 1997-1998 yıllarında yaşadığı yıkıcı orman yangını felaketine benzer bir senaryoyu yeniden canlandırıyor. Yetkililer, eylül ayının El Nino’nun zirvesi olacağını belirterek, alevlerle mücadele için kritik bir döneme girildiğini vurguluyor.