Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), uluslararası yatırımcıların Türkiye'deki finansal ekosistemine daha akıcı bir şekilde dahil olmasını hedefleyen önemli bir düzenleme değişikliği ile yollarını açtı. Bu yenilik, özellikle dijital kimlik teknolojilerini kullanan yabancı yatırımcılar için yeni fırsatlar sunarken, güvenlik ve denetim süreçlerini de güçlendirmeyi amaçlıyor. Yeni kurallar çerçevesinde, yabancı gerçek kişiler, belirli şartları taşıyan çipli pasaportları sayesinde aracı kurum, portföy yönetim şirketleri ve kripto varlık hizmet sağlayıcılarına uzaktan müşteri olarak hizmet alabilecekler.
Yürürlüğe giren bu düzenleme, özellikle Uluslararası Sivil Havacılık Teşkilatı (ICAO) tarafından belirlenen 9303 sayılı standartlara uygun, yakın alan iletişimi (NFC) özellikli pasaportların kullanılmasını şart koşuyor. Sistem, pasaportun çipindeki kimlik bilgilerini, pasaport üzerindeki verilerle karşılaştırarak doğrulama yapacak ve bu doğrulamada herhangi bir aksama olması durumunda uzaktan müşteri ilişkisi kurulmayacaktır. Ayrıca, pasaportun ICAO standartlarına uyup uymadığı da kimlik tespiti sırasında titizlikle kontrol edilecek. Bu yaklaşım, hem yatırımcıların güvenliğini sağlamak hem de yasal düzenlemelere tam uyumu garanti altına almak amacıyla tasarlandı.
Para transferleri ve sermaye piyasası araçlarının virmanı gibi işlemler, müşterinin yurt dışındaki banka hesabından gönderdiği fonlarla sınırlı tutulacak. SWIFT sistemi üzerinden gerçekleştirilecek olan bu transferler, hem gönderen hem de alan tarafında titizlikle denetlenecek. Müşteri hesabında herhangi bir işlem yapılması, SWIFT mesajlarındaki bilgilerle uzaktan kimlik tespiti sırasında toplanan bilgiler arasında kesin bir uyumun sağlanması şartına bağlı olacak. Bu hassas kontrol mekanizması, dolandırıcılık risklerini minimize etmeyi ve piyasa bütünlüğünü korumayı hedefliyor.
SPK, bu yeni düzenlemenin uygulanmasını sağlamak amacıyla, yabancı yatırımcıların bilgilerini düzenli olarak Mali Suçları Araştırma Kuruluna (MASAK) iletecek. Portföy büyüklükleri, yatırım tutarları ve diğer önemli veriler, her üç aylık dönemin son ayında MASAK'a bildirilecek. Bu veri paylaşımı, piyasayı daha şeffaf hale getirecek ve risk yönetimi süreçlerini güçlendirecektir. Bu yenilikçi yaklaşım, Türkiye'nin finansal piyasalarının küresel yatırımcılar için daha cazip hale gelmesini sağlayarak, ülke ekonomisine önemli katkılar sunması bekleniyor.