Muğla’nın popüler turizm merkezleri Göcek ve Dalaman’da uzun zamandır devam eden tartışmalar, Muğla 2. İdare Mahkemesi’nin aldığı karar sonrasında yeni bir boyut kazandı. Türkiye Çevre Ajansı Başkanlığı tarafından hayata geçirilmek istenen Göcek-Dalaman Mapa-Şamandıra Sistemi Projesi’nin yürütmesi, 9 Temmuz’da oybirliğiyle durdurulmuştu. Ancak bu askıya alma kararı, projenin yeniden şekillenmesine ve ÇED sürecinin yeniden başlamasına yol açtı.

Mahkeme kararının ardından, proje ekibi tarafından hızlı bir şekilde revizyonlar yapıldı. İlk olarak toplam tekne kapasitesi, projenin başlangıçta öngördüğü 864’ten 856’ya düşürüldü. Bu küçük azalma, projenin genel kapasitesini neredeyse etkilemedi. Bununla birlikte, teknelerin büyüklüklerine göre ayrılan bağlama alanlarında ise çarpıcı değişiklikler yapıldı. 5-8 metre aralığındaki tekneler için ayrılan bağlama noktası sayısı, 182’den 80’e indirilirken, 20-40 metre aralığındaki büyük tekneler için ayrılan alan, 27’den 238’e yükseltildi. Bu durum, sistemde tekne profilinde önemli bir kaymaya neden oldu.

Revizyon sürecinde, projenin kapsamındaki bazı bölgeler de değiştirildi. Hamam Koyu ve Domuz Adası, ikinci derece arkeolojik sitler oldukları gerekçesiyle proje kapsamından tamamen çıkarıldı. Göcek Merkez etabında daha önce öngörülen 182 bağlama alanının da projeden kaldırılması, revizyonların kapsamını daha da genişletti. Ayrıca, proje ekibi tarafından kara mapalardan da vazgeçildi. Projenin yeni tasarımlarında, 896 deniz mapası kullanılması planlanıyor. Bu değişiklikler, projenin turizm üzerindeki etkilerini ve çevresel sürdürülebilirliğini yeniden değerlendirilmesine zemin hazırlıyor.

Proje hazırlayan ekibin hazırladığı 1164 sayfadan oluşan detaylı dosya, Mahkeme’nin askıya alma kararını herhangi bir şekilde içermiyor. Bu durum, sürecin nasıl ilerleyeceğini ve Mahkeme’nin nihai kararının ne olacağını meraklandırmakta. Projenin geleceği, Mahkeme’nin ÇED sürecine ilişkin değerlendirmesi ve kamuoyu üzerindeki tartışmalarla şekillenecek gibi görünüyor.