İstanbul'un Bahçeşehir semtinde yaşayan 26 yaşındaki hemşire Ebru Anik, yaşamını tehdit altında olduğunu ve şiddete maruz kaldığını iddia ederek acil yardım çağrısında bulundu. Konuyla ilgili DHA'ya yaptığı açıklamalar, yetkililerin dikkatini yeniden çekti. Anik, geçmişte eski sevgilisi Mustafa M. ile yaşadığı 3 yıllık ilişkinin son 1,5 yılında şiddet gördüğünü ve ayrılmak istediğinde ise tehdit ve şantajla ilişkiyi sürdürmeye zorlandığını aktardı. Ailesinin de bu tehditlere maruz kaldığını ve korktuğu için şikayetini geri çekmek zorunda kaldığını belirten Anik, yaşadığı dehşeti ve çözüm arayışındaki çaresizliğini gözaltına aldı.
Olay, 27 Ağustos sabahı Ebru Anik'in oturduğu sitenin girişinde gerçekleşti. Mustafa M., Anik'i saldırarak fiziksel şiddet uyguladı. Güvenlik görevlileri önünde yaşanan bu olay, Anik'in hayatında yeni bir dönüm noktası oldu. Anik, olaya tepki olarak uzaklaştırma kararı aldırdı ancak bu kararın bile saldırganı durdurmadığını, aksine daha da agresif davranarak tehdit ve şantaja devam ettiğini savundu. ‘Ölmek istemiyorum’ diyerek hayatta kalma mücadelesi veren Anik, devletten yardım ve koruma talep etti.
Yaşananlar, Anik'in psikolojisini derinden etkiledi. Burnunu kırılan Anik, şikayetçi olmasına rağmen savcılığın delil taleplerine rağmen ilerlemenin mümkün olmadığını, sürekli tehdit altında olduğunu ve yaşadığı travmanın onu derinden yaraladığını ifade etti. Ses kayıtları, mesajlar ve darp raporu gibi delillere rağmen, Anik'in yaşadığı adaletsizlik, kamuoyunda büyük tepki uyandırdı. Anik'in yaşadığı olay, şiddet mağdurlarının yaşadığı zorlukları ve devletin bu mağdurlara yeterli desteği sağlayıp sağlamadığı sorusunu yeniden gündeme getirdi.
<Anik, İstanbul Emniyet Müdürlüğü ve Adalet Bakanlığı'na seslenerek, “Lütfen beni koruyun. Bu kişi gördüğünüz gibi asla kimseden korkmuyor. Ne devletten, ne polisten, ne haktan, hukuktan, ne de kararlardan. Uzaklaştırma kararı bile bu adamı durduramıyor, hala beni tehdit ediyor, dışarıda geziyor, ifade veriyor ve çıkıyor” diyerek yardım çağrısını sürdürdü. Anik'in yaşadığı olay, benzer durumlarla karşılaşan diğer kadınların da sesini duyurmasına ve şiddetle mücadele edilmesi gerektiğinin altını çizdi.