ABD-İran arasındaki gerilim, siyasi arenanın merkezine kongre ara seçimlerinin yükselmesiyle farklı bir boyut kazanıyor. Reuters’a sızdırılan bilgilere göre, Başkan Donald Trump’ın danışmanları, 3 Kasım’da gerçekleşecek seçimlere doğru yaklaştıkça, İran ile yaşanan ihtilafın yayılmasını engelleyerek Cumhuriyetçilerin Kongre’deki hakimiyetini korumaya çalışıyor. Bu durum, Washington’da kısa vadeli stratejilerin uzun vadeli hedeflere kıyasla daha öncelikli hale gelmesine neden oluyor.
Yönetimin ana stratejisi, askeri operasyonları genişletmek yerine İran’a yönelik ekonomik baskıyı artırmayı hedefliyor. Beyaz Saray’daki bir yetkili, “İran’a uyguladığımız baskıyı sürdürüyoruz; fakat kasım ayındaki seçimler önceliğimiz olacak” şeklinde konuştu. Bu yaklaşım, ABD kamuoyunda savaş desteğini azaltırken, aynı zamanda ABD ordusuna mühimmat stoklarını yenileme fırsatı da sunuyor. Reuters’ın bildirdiğine göre, Amerikan kuvvetlerinin bazı hassas güdümlü füze türlerindeki stokları neredeyse tükendeu. Bu durum, Washington’ın operasyonları yavaşlatarak ABD ordusunun diğer bölgelerdeki hazırlıklarını tamamlamasını sağlıyor.
Ancak bu stratejinin önünde en büyük engel, Çin’in İran’ı ekonomik olarak tecrit etme kampanyasına katılmaması. Washington, İran’ın ekonomisini çökertmek için yaptırımlar ve deniz ablukası uygulamaya devam ederken, Tahran’ın askeri karşılık vermesini engellemeye çalışıyor. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, İran’ı destekleyen kuruluşların ve para akışının hedef alınacağını belirterek, “İran ekonomisinin çöküşü zaman meselesi” dedi. Bu durum, Washington’ın seçimlere kadar korumaya çalıştığı dengeyi bozma potansiyeli taşıyor.