Türkiye'de bireysel ulaşım tercihleri, son yıllarda radikal bir değişim geçiriyor. Özellikle şehir içi hareketliliği kolaylaştıran ve daha çevreci alternatifler arayan kullanıcılar, motosikletlere yönelimi artırmış durumda. TÜİK'in yayınladığı detaylı veriler, bu trendin son beş yılda kat kat büyüdüğünü gösteriyor. 2016'daki başlangıç rakamları ile kıyaslandığında, ülkenin yollarında dolaşan motosiklet sayısı, inanılmaz bir hızla artış göstererek mevcut durumu belirlemiş durumda.

Verilere göre, 2016 yılı itibarıyla trafiğe kayıtlı motosiklet sayısı 3 milyon 744 bin 370 kişi olarak kaydedilmişti. Ancak, 2021'e gelindiğinde bu sayı yüzde 101'lik bir artışla 7 milyon 531 bin 166'ya yükselmiş. Bu durum, Türkiye'deki ulaşım alışkanlıklarındaki dönüşümü açıkça ortaya koyarken, trafik yoğunluğunun artması ve şehir içi yaşam kalitesinin iyileştirilmesi için de önemli bir etken oluşturuyor. 2022, 2023, 2024 ve 2025 yıllarında da bu yükseliş devam etmiş, motosikletli sayısının sürekli olarak artış göstererek yeni rekorlara imza atmış.

Bu büyümenin dağılımı da il düzeylerine göre farklılık gösteriyor. İstanbul, 962 bin 309 motosikletli ile en yoğun bölge olarak öne çıkarken, Antalya ve İzmir de önemli sayıda motosikletliye ev sahipliği yapıyor. Ancak, Tunceli gibi bazı bölgelerde motosiklet kullanımı ise oldukça sınırlı kalmış, burada sadece 2 bin 79 motosiklet trafiğe çıkabiliyor. Bu durum, coğrafi ve ekonomik faktörlerin ulaşım tercihleri üzerindeki etkisini bir kez daha gözler önüne seriyor.

Bu artışın beraberinde bazı riskleri de getiriyor. Motosiklet kaynaklı kaza oranları da yükselmiş durumda. 2021'den itibaren, 777, 791, 1014, 1228 ve 1525 motosikletin kaza sonucu kullanılamaz hale gelmesi, trafik güvenliğinin sağlanması konusunda dikkatli olunması gerektiğini gösteriyor. Temmuz ayı itibarıyla yaşanan 161 bin 299 yaralanmalı kazadan 61 bin 511'inin motosikletli kullanıcılara ait olması, bu alandaki risklerin ne kadarının henüz çözülemeyeceğini vurguluyor.