Günümüz dünyasında anıları ölümsüzleştirmek için kullanılan akıllı telefonlar, aslında hafızamızın yapı taşlarına sızıp, onları zayıflatma potansiyeline sahip. Binghamton Üniversitesi’nde yapılan, 892 katılımcı üzerinde yürütülen kapsamlı bir çalışma, sürekli ekran kaydının, anıların beyinde kalıcı bir şekilde yerleşmesini engelleyebileceğini ve bu durumun hafıza performansını olumsuz etkileyebileceğini gösteriyor. Katılımcılar, fotoğraf veya ekran görüntüsü alırken yaşanan deneyimlere dair detayları hatırlama konusunda önemli ölçüde zorluk yaşıyorlardı.
Araştırmacılar, katılımcılara çeşitli sanat eserleri sunarken, bazılarını sadece gözlemlemesini, diğerlerini ise ekran görüntüsü almasını talep etmişlerdi. Bulgular, görsel kaydın anıları güçlendirmek yerine, zayıflatmaya başladığını açıkça ortaya koymuştu. Ekran görüntüsü alan katılımcılar, resimleri daha az doğru ve az detaylı hatırlarken, sadece gözlemlemiş olanların, eserleri çok daha kapsamlı bir şekilde hatırlamaları sağlanmıştı. Bu durum, teknolojik araçların, beynimizin bilgi işleme süreçlerini nasıl değiştirdiğine dair önemli bir ipucu sunuyor.
Psikolog Sophia Fabrizio liderliğindeki ekip, bu bulguların “Tek bir tuşla hafızamıza zarar veriyoruz” şeklinde yorumlanabileceğini vurguluyor. Bu durum, bilim insanları tarafından ‘bilişsel yük aktarımı’ olarak tanımlanıyor. Beyin, bir anıyı bir fotoğraf aracılığıyla sakladığında, o anıyı hatırlamak için gereken çabayı azaltabiliyor. Bu, beynin, görsel kaydın sunduğu kolaylığa bağımlı hale gelmesi anlamına geliyor. Ekranlara odaklanmanın, deneyimin özüne odaklanmayı engelleyerek, yaşananların hafızada daha bulanık ve silik kalmasına neden olabileceği belirtiliyor.