Türkiye'nin incisi olarak kabul edilen Kuşadası Körfezi ve Antalya'nın eşsiz Kaş Patara sahili, son yıllarda deniz canlıları için önemli bir yaşam alanı sunmuş olsa da, bu bölgeler aynı zamanda deniz kaplumbağalarının karaya vurma vakalarını artırmış durumda. Aydın ve Antalya’daki uzun süreli araştırmalar, bu durumun sadece bir gözlem değil, aynı zamanda önleyici tedbirlerin acilen alınması gereken bir tehlike sinyali olarak değerlendiriliyor.
Aydın Adnan Menderes Üniversitesi, Hakkari Üniversitesi, Denizli Pamukkale Üniversitesi ve İstanbul Üsküdar Üniversitesi akademisyenlerinin eşsiz işbirliğiyle gerçekleştirilen kapsamlı bir çalışmanın sonuçları, hakemli bir dergide yayınlandı. Araştırmacılar, Kuşadası Körfezi’nden 2007-2024 yılları arasındaki 18 yıllık ve Patara’dan 2019-2024 yılları arasındaki 6 yıllık karaya vurma verilerini titizlikle analiz etmişler. Sonuç olarak, 397 deniz kaplumbağasının karaya vurma vakası kaydedilmiş olup, bu sayının yıllar içinde belirgin bir şekilde yükseldiği tespit edilmiş. Özellikle Kuşadası Körfezi’nde, bazı bölgelerde yoğunlaşmalar gözlemlenmiş, bu durumun, bölgedeki ekosistem üzerindeki etkilerinin daha derinlemesine incelenmesini gerektirdiği vurgulanmaktadır.
Çalışmanın en dikkat çekici bulgularından biri, incelenen kaplumbağaların yaklaşık yarısında dış yaralanma izine rastlanmamasıydı. Bu durum, ölümlerin genellikle balıkçılık faaliyetleri veya su altında kalmaya bağlı dolaylı etkiler sonucu meydana geldiğini düşündürmektedir. Ancak, bu bulgunun, kaplumbağaların karaya vurma nedenlerini tam olarak açıklamaktan uzak kaldığı, daha kapsamlı araştırmaların yapılması gerektiği belirtiliyor. Uzmanlar, bu durumun, kıyı ekosistemlerindeki diğer potansiyel tehlikelerin de göz ardı edilmemesi gerektiğini vurgulamaktadır.
EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü, mevsimsel verilerin riskin özellikle yaz aylarında yoğunlaştığını ortaya koyduğunu belirterek,