İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) yolsuzluk soruşturması, son gelişmelerle birlikte mahkeme salonlarında beklenmedik ve ciddi aksiliklere sahne oluyor. Marmara Ceza İnfaz Kurumu Kampüsü’nde yürütülen yargılama sürecinde, duruşma salonu düzeninin bozulması ve usul kurallarına aykırı davranışlar üzerine savcılık harekete geçti. Tüm uyarılar dikkate alınmayınca, yargılamanın itibarını zedeleyecek potansiyel olayların önüne geçmek için önlemler yoğunlaştırıldı.
Tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu’nun da yer aldığı duruşmalarda, mahkeme salonu içinde, yargılama sürecine tamamen yabancı kişiler tarafından, gizli video kayıtlarının çekildiği ve bu kayıtların, yetkisiz bir şekilde basın açıklaması niteliğinde paylaşıldığına dair raporlar ortaya çıkmış durumda. Bu durum, adil yargılanma hakkının ve mahkeme salonu disiplininin en temel ilkelerinin açıkça ihlal edilmesi olarak değerlendiriliyor. Savcılık, bu tür davranışların, yargılamanın sağlıklı bir şekilde yürütülmesini ciddi şekilde engelleyebileceğini vurgulayarak, gerekli hassasiyetin gösterilmesini talep etti.
Ek olarak, tutuklu bir sanık ile avukatının arasında, duruşma salonu içerisinde mektuplaşma yaptığına dair tespitler de savcılığın incelemesine dahil edilmiş. Bu mektuplaşmanın, yargılama sürecini manipüle etme potansiyeli taşıdığı düşünülüyor ve ilgili kişiler hakkında gerekli soruşturmanın başlatılması planlanıyor. Bu gelişme, dosyada yeni bir gerilim yaratarak, yargılama sürecinin karmaşıklığını artırmış durumda.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, bu son olaylar üzerine, duruşma salonlarında usule ve esaslara kesin uyumun sağlanması gerektiğini açıkça ilan etti. Güvenlik ve disiplin protokollerinin gözden geçirildiğini ve bu konuda gerekli önlemlerin artırılacağını duyurdu. Mahkeme salonunda, herhangi bir basın açıklaması yapılmasının mümkün olmadığını ve yargılama sürecinin ciddiyeti ve disiplini bozacak hiçbir davranışın tolerans gösterilmeyeceğini vurguladı. Duruşma sona erse bile, görüntü çekimine kesinlikle izin verilmeyeceği kararı alınmıştır. Bu, adil yargılanma ilkesinin korunması ve yargılamanın itibarının korunması açısından kritik bir adım olarak değerlendiriliyor.