İstanbul'da son zamanlarda artan güvenlik kaygılarına paralel olarak, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik kapsamlı bir operasyon başlatıldı. Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan açıklamalar, İBB'nin idari süreçlerinde yaşanan karmaşık bir durumun ortaya konulduğunu gösteriyor. Operasyon, özellikle belediyenin ihaleleriyle ilgili yapılan incelemelerin ardından yürütülmeye başlandı.
Başsavcılık, soruşturmanın Ekrem İmamoğlu liderliğindeki bir grup tarafından yürütülen, kamu kaynaklarını kötüye kullanma ve usulsüz ihalelerle kamu zararına yol açma suçlarını içerdiğini belirtti. Bu iddialar, İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliği tarafından hazırlanan ve bilirkişi raporlarını da barındıran Ön İnceleme Raporu'nda detaylı bir şekilde incelenmiş durumda. Raporda, İBB Satınalma Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen bazı ihalelerin, hileli bir şekilde yürütüldüğü ve önemli miktarlarda kamu zararına yol açtığı tespit edilmiştir. Özellikle İBB Başkanlık konutuna yapılan materyal alımı işi, bu soruşturmanın merkezinde yer almaktadır.
Soruşturma, 3 Eylül 2026 tarihinde gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonlarla sonuçlanmıştır. İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, 12 farklı kişiyi gözaltına alarak tutuklama sürecini başlatmıştır. Operasyon kapsamında tutuklananlar arasında İBB Satın Alma Dairesi Başkanı Mustafa Sökmen, Kent Lokantaları'ndan Sorumlu Şube Müdürü Ali Toy, İBB Mali İşler eski Daire Başkanı Neslihan Vural ve Zabıta yöneticisi Gökhan Fırtına gibi önemli isimler bulunmaktadır. Yurt dışında bulunan bir şüpheli ise halen aranmaktadır.
Operasyonun ardından yapılan açıklamalar, İBB'nin idari yapısında potansiyel bir güvenlik açığı olduğunu ve bu açığın istismar edilerek kamu kaynaklarının kötüye kullanıldığına dair ciddi şüphelerin ortaya konduğunu gösteriyor. Soruşturmanın devam etmesi ve şüphelilerin yargılanması, İBB'nin şeffaflık ve hesap verebilirlik süreçlerinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha vurgulamaktadır. Bu gelişmeler, İstanbul'da kamuoyunda büyük bir yankı uyandırdı ve benzer operasyonların daha sık yaşanması ihtimaline dair tartışmaları da beraberinde getirdi.