Keçiören Belediyesi'nde yaşananlar, kamuoyunu derinden sarsan bir gelişmeydi. Belediye Başkanı Mesut Özarslan'ın, belediye çalışanlarının gönüllü olarak uyuşturucu testine girmesini teşvik etmesi, beklenmedik ve çığır açan sonuçlara yol açtı. Bu iddialı hamle, belediye bürokrasisinin derinliklerinde yatan ciddi bir sorunu ortaya çıkararak, şehrin imajını zedeledi.
Başlangıçta 213 personel gönüllü olarak kan ve saç örneklerini teslim etti. İlk aşamada yapılan değerlendirmelerde, 171 çalışanın test sonuçlarının pozitif olduğu belirlendi. Bu durum, belediye içinde büyük bir şok yaratırken, konunun ciddiyetine dikkat çekti. Daha sonra, bu 171 kişi arasında ikinci bir test yapıldı. Bu kez, 42 çalışanın test sonuçlarının negatif olduğunu gösterdi, ancak bu durum, büyük bir kısmın madde kullanımıyla mücadele etmesi gerektiğini ortaya koydu.
Negatif sonuç veren 129 kişi, adli süreçte yer aldı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, bu şüpheli personelin üzerine yasal işlem başlatmak için gerekli adımları attı. Kan, kıl ve idrar örneklerinin alınması kararıyla, bu kişiler hakkında ‘uyarıcı madde kullanma, bulundurma ve temin etme’ suçlamasıyla dava açılacak. Bu süreç, belediye bürokrasisinde bir aralar ve temizlik operasyonu olarak değerlendiriliyor.
Bu skandalın ardından, belediye tarafından toplu işten çıkarmalar başlatıldı. 129 kişi işten çıkarılırken, belediyenin geleceği ve çalışan motivasyonu üzerinde ciddi etkiler yaratılması bekleniyor. Olay, belediye yönetiminin şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerine uymadığı yönünde eleştirilere de yol açtı. Bu durum, Ankara'da ve Türkiye'de kamu görevlilerinin madde bağımlılığıyla mücadele konusundaki hassasiyetin artmasına neden oldu.”}