Türkiye Sermaye Piyasaları Kurulu’nun (SPK) yatırım fonlarına yönelik son düzenlemesi, piyasadaki büyük oyuncuların kimliklerini açığa çıkararak önemli bir şeffaflık dönemi başlattı. Bu durum, uzun süredir gizli tutulan Türkiye Diyanet Vakfı’nın (TDV) devasa bir yatırım portföyünün ortaya çıkmasına neden oldu. Düzenlemeler, büyük yatırımcıların portföylerinin kamuya açıklanmasını zorunlu kılıyorsa da, bu açıklama TDV’nin borsa üzerindeki etkisinin ne olduğunu da gözler önüne serdi.
31 Ağustos 2026 tarihli açıklamalara göre, fon katılma payı sahipliği belirli bir eşiği aşan yatırımcıların pozisyonları Kamuyu Aydınlatma Platformu (KAP) üzerinden yayınlanmaya başlandı. Bu kapsamda, TDV’nin Aktif Portföy Para Piyasası Katılım Fonu’nda (TLK) yaklaşık 2.18 milyar lira değerinde bir hissesi olduğu belirlendi. Vakfın bu fon üzerindeki kontrolü, toplam payın %59.65’ini oluşturarak, önemli bir yatırımcı konumunu koruyor. Fon, son bir yılda %45.5 getiri sunarak, enflasyonun üzerinde başarılı bir performans sergilemiş ve yatırımcılar için %10.48’lik net reel getiri elde etmesini sağlamıştır.
TDV’nin bu stratejik yatırımı, Diyanet İşleri Başkanlığı ile Vakfı birbirine bağlayan yapıdan kaynaklanıyor. Diyanet İşleri Başkanı’nın aynı zamanda Vakfın mütevelli heyeti başkanı olması, bu iki kurum arasındaki koordinasyonu ve karar alma süreçlerini doğrudan etkiliyor. Ancak, Vakfın bu milyar dolarlık yatırımının finansman kaynağına dair net bir bilgi bulunmuyor, bu durum yatırımcılar ve piyasa açısından önemli bir belirsizlik yaratıyor. Vakfın tercih ettiği yatırım stratejisi, ‘faizsiz finans’ prensiplerine uygun olsa da, borsa sisteminin likidite araçlarıyla getiri sağlaması bu prensibin uygulanabilirliğini sorgulatıyor.
Türkiye’nin finansal istikrarı açısından şeffaflık çağrısı yapan küresel endeks sağlayıcısı MSCI, Haziran 2026’da sermaye piyasalarındaki bilgi eksikliği nedeniyle resmi bir uyarı yayınlamıştı. Bu uyarı, Kasım 2026’ya kadar bir çözüm bulunmaması halinde Türkiye’nin ‘Gelişmekte Olan Piyasalar’ kategorisinden ‘Sınır Piyasa’ kategorisine düşebileceği konusunda önemli bir uyarı içeriyordu. SPK’nın yatırım fonlarına ilişkin güncel rehberinde yapılan değişiklikler, serbest fonlardaki portföy yoğunlaşması ve yatırımcı tabanındaki çeşitlilik gibi konulara odaklanırken, piyasanın daha şeffaf ve dinamik hale gelmesi için önemli adımlar atılmasını hedefliyor.”} attı: