Türkiye’nin uluslararası arenadaki etkinliğini artırmaya yönelik önemli bir adımın perde arkası gün yüzüne çıktı. Yeni Parti İstanbul Milletvekili Sibel Yanıkömeroğlu’nun Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’na yönlendirdiği soru önergesine verilen yanıt, Ankara’ya milyarlarca liraya inşa edilen Etimesgut Askeri Havaalanı’nın amacını netleştirdi. Projenin, Esenboğa Havalimanı’nın kapasite sınırlamalarının bir sonucu olmadığını, aksine devlet başkanlarının uluslararası zirvelerde karşılanması, ticari uçuş trafiğinden ayrılan devlet uçuşlarının yönetimi ve Türkiye’nin diplomatik temsil kabiliyetinin güçlendirilmesini hedeflediğini ortaya koyuyor.

Önergeye yanıt veren Uraloğlu, proje kapsamında kamusal alanların yaklaşık 420 bin metrekarelik bir alanda kamulaştırıldığını ve bu arazilerin Maliye Hazinesi, Ankara Şeker Fabrikası, Ankara Büyükşehir Belediyesi ve şahıs mülkiyetinde bulunduğunu belirtti. Ayrıca, proje alanında anıt ağaç, tescilli ağaç veya korunması gereken nitelikte herhangi bir ağacın bulunmadığına dair Orman Bölge Müdürlüğü tarafından yapılan saha incelemeleriyle de projenin çevresel hassasiyetlere duyarlı bir şekilde yürütüldüğü vurgulandı. Yapılan kamulaştırmalar ve diğer inşaat işleri, Kamu İhale Yasası’nın 21/b maddesi kapsamında pazarlık usulüyle gerçekleştirildi. Bu durum, savunma ve güvenlik gibi özel durumların hızla çözülmesini sağlayan yasal bir prosedürün uygulandığını gösteriyor.

Uraloğlu’nun verdiği yanıt, projenin finansmanının Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü ile Milli Savunma Bakanlığı arasında imzalanan bir protokol sayesinde sağlandığını ve bu protokolün Milli Savunma Bakanlığı tarafından karşılandığını ayrıca belirtti. Projenin, Ankara Havaalanı’nın Milli Savunma Bakanlığı’nın sorumluluğunda olduğu ve modernizasyon çalışmalarının, Türkiye’nin uluslararası organizasyonlara ev sahipliği yapma kapasitesini artırmayı amaçladığı vurgulandı. Bu kapsamda, havalimanında gerçekleştirilen “pat sahaları onarımı” ve “devlet konuk evi” yapımı gibi çalışmalar, ülkenin diplomasi alanındaki rolünü güçlendirme stratejisinin bir parçası olarak konumlandırılıyor.

Soru önergesinde ayrıca, projenin maliyetleriyle ilgili iddialar da ele alındı. Projenin en az 10 milyar TL olduğu iddiaları üzerine Uraloğlu, bu maliyetin, projenin kapsamını ve kullanılan teknolojileri göz önünde bulundurulduğunda makul bir değer olduğunu savundu. Bu sayede, havalimanının sadece Esenboğa’nın kapasite sıkıntısını gidermekle kalmayıp, aynı zamanda Türkiye’nin uluslararası arenadaki etkinliğini artırmaya yönelik önemli bir araç olarak hizmet vermesi hedefleniyor. Projenin detayları, Türkiye’nin altyapı yatırımlarına olan bağlılığını ve geleceğe yönelik vizyonunu da gözler önüne seriyor.”}p>