Eğitim sisteminin temel taşlarından biri olan karma eğitimin geleceği, 81 ilde faaliyet gösteren 335 sivil toplum kuruluşunun dikkat çekici bir hareketiyle yeniden tartışılıyor. Bu kuruluşlar, kız ve erkek öğrencilerin birlikte eğitim aldığı karma okulların, kamusal eğitim hakkının ayrılmaz bir parçası olduğunu savunarak, kız çocuklarının eğitimine yönelik potansiyel risklere dikkat çekiyor. ‘İlk kaybeden kız çocukları olacak’ şeklinde ifade edilen kritik uyarısı, eğitimde cinsiyet eşitliğinin korunmasının önemini vurguluyor.
Eğitim alanındaki mevcut sorunlar ve çözülmemiş talepler göz önüne alındığında, bu çağrının ardında yatan motivasyon daha da netleşiyor. Okul yemekleri, öğretmen atamaları, mesleki eğitim merkezlerindeki (MESEM) yaşananlar ve özel okullardaki taban maaş talepleri gibi konularda uzlaşmaz bir tutum sergileyen eğitimci Feray Aytekin, karma eğitimin zorunlu olmaktan çıkarılmasının, toplumsal adaletin sağlanması açısından kritik bir adım olduğunu savunuyor. Aytekin’in vurguladığı gibi, farklı kesimlerin ortak çıkarlarından ziyade, belirli politikaların ideolojik dayanakları üzerinden hareket edilmesi, eğitim hakkının korunması için ciddi bir tehdit oluşturuyor.
Aytekin’in açıklamaları, sadece eğitimde değil, daha geniş bir toplumsal haklar tartışmasına da ışık tutuyor. Eğitim, sağlık gibi temel hakların, bireylerin ya da siyasi grupların tercihleri doğrultusunda şekillenmesine izin verilemeyeceğini, kamusal bir sorumluluk olarak güvence altına alınması gerektiğini vurguluyor. Özellikle, dünyadaki benzer örneklerde karma eğitimin kaldırılması veya sınırlandırılması durumunda, kız çocuklarının eğitim haklarının sistematik olarak hedef alındığını hatırlatması, dikkatli olunması gereken noktaları işaret ediyor. Bu durum, sadece eğitimde değil, kadınların toplumsal hayata katılımını ve ekonomik eşitliğini de olumsuz etkileyebiliyor.
Sonuç olarak, bu STK'ların ve eğitimcinin uyarıları, Türkiye'nin eğitim sistemine yönelik uzun vadeli bir strateji geliştirilmesi gerektiğinin altını çiziyor. Kamusal eğitimin temel ilkeleri – eşitlik, parasızlık, kapsayıcılık, nitelik, bilimsel ve karma eğitim – göz ardı edilerek, toplumsal adaletsizliğe yol açacak herhangi bir düzenleme yapılması, kız çocuklarının geleceği ve ülkemizin yarınlarına ciddi zarar verecektir. Bu nedenle, eğitimde kapsayıcılık ve eşitlik ilkelerinin korunması, geleceğin nesillerini şekillendirecek en önemli unsurlardan biri olmalıdır.