Dünya futbol sahnelerinde şok edici bir gelişme yaşandı. ABD Başkanı Trump'ın yakın çevresinden İtalyan asıllı Paolo Zampolli'nin, 2026 FIFA Dünya Kupası için İran'ın yerine İtalya'yı önerdiği iddia edildi. Bu iddia, Financial Times gazetesinde yer bulurken, özellikle İtalya futbol camiasında büyük tepki çekti. Bu olağandışı teklif, İtalya'nın son dönemde Dünya Kupası'na katılım başarısızlığıyla birlikte ortaya çıktı.
İtalya'nın 31 Mart'taki Bosna Hersek maçıdaki elenmesi, ülke futbolu için büyük bir hayal kırıklığı yarattı. Bu durum, Zampolli'nin İran'ı İtalya ile değiştirmesi önerisiyle birleşerek, futbol dünyasında geniş bir tartışma başlattı. Corriere dello Sport'un genel yayın yönetmeni Ivan Zazzaroni, bu teklifi kesinlikle kabul etmedi ve 'tamamen asılsız bir şey' olarak nitelendirdi. Zazzaroni, benzer durumların genellikle Dünya Kupası'na katılmayan takımların hayal kırıklığıyla ortaya çıktığını vurgulayarak, İtalya'nın zaten gitmeyi hak etmediğini ve FIFA'nın bu kontenjanı ilgili kıtaya tahsis edeceğini savundu.
Zazzaroni'nin itirazları, sporda hak edenin sahada belirlenmesinin önemini vurgulayan, geçmişteki siyasi olayların (1980 Yaz Olimpiyatları boykotları gibi) sporun nasıl etkilenebileceğine işaret eden önemli argümanlarla desteklendi. Ayrıca, İtalya'nın Dünya Kupası'ndaki varlığının firmalar, sponsorlar ve taraftarlar arasında büyük bir ilgi uyandıracağını ve bunun İtalya'nın sahada başarılı olamamasına neden olduğunu hatırlattı.
Bu iddialar, Trump ve Papa 14. Leo arasındaki gerilimli ilişki bağlamında da değerlendiriliyor. Bazı haberler, bu teklifin, ilişkileri onarma çabası içinde olan Trump ve İtalya Başbakanı Giorgia Meloni arasında bir iletişim aracı olarak görüldüğünü öne sürdü. Ancak, spor dünyasının gerçeklerine ve İtalya'nın Dünya Kupası'na katılımını hak etmediği yönündeki genel görüşler, bu iddiaların ardındaki karmaşıklığı daha da artırıyor.