DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Alevi Aydınlar Bildirgesi’ne imza atan bazı isimleri eleştirerek, partinin içinde bulunduğu karmaşık siyasi zeminde dikkat çekici bir duruş sergiledi. Bildiride yer alan tarihsel bir referansa, özellikle Osmanlı Padişahı Yavuz Sultan Selim ile İdris-i Bitlisi arasındaki ittifakın ele alınması, partide rahatsızlığa neden oldu.

Bakırhan, bu durumun yanı sıra, ‘sokaktan alıp getirip milletvekili yaptığımız, hangi aydın kimliği var onu da bilmiyorum’ şeklinde ifadelerle, Kürt hareketini ve Öcalan’ı eleştiren bazı isimlere yönelik sert eleştirilerde bulundu. Bu yaklaşım, ‘aydın’ kimliğinin eleştirel düşünceyle özdeşleştirilmesine karşı bir tepki olarak yorumlanabilir.

Tartışmanın merkezinde yer alan tarihsel göndermeler, Bakırhan tarafından ‘tuzla dolu bir çukur’ gibi değerlendirildi. İdris-i Bitlisi ve Yavuz Sultan Selim’in aynı ifade içerisinde anılmasına yönelik yorumun, doğrudan Alevi karşıtı bir anlam taşıdığına dair düşüncesi reddedildi. Bakırhan, bu tür yorumların, günümüz siyasetinde aşırı derecede yüzeysel analizlere ihtiyaç duymadığımızı vurguladı.

DEM Parti’nin, Türkiye toplumundaki çeşitliliğe ve farklı inançlara ev sahipliği yapma kapasitesini vurgularken, aynı zamanda Alevi temsilcilerinin siyasi arenada hak ettiği rol ve sorumluluklara sahip olduğunu savundu. Partinin, kendi milletvekili tablosuna bakarak, farklı inanç ve kimliklere sahip insanların siyasi arenada varlık gösterebildiğini belirtmesi, DEM Parti’nin toplumsal katılım konusundaki vizyonunu yansıtmaktadır.”}