İstanbul’da, Üsküdar Belediyesi’nde usulsüzlük ve şüpheli ticari faaliyetler üzerine başlatılan kapsamlı soruşturma, iddialara göre büyük bir yolsuzluğun ortaya çıkarılmasına neden oldu. Bu operasyon, belediye başkanının yanı sıra yardımcıları, danışmanları ve müteahhitlerin de dahil olduğu karmaşık bir yapının deşifre edilmesini sağladı.
Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma, belediye bürokratlarının ve iştiraklerinin, yapı ruhsatları ve iskan ruhsatları süreçlerinde rüşvet ve irtikap suçunu işlediği iddialarına dayanıyordu. Bu iddialar, ihbarlar, mağdur beyanları ve şüphelilerin ifadeleri üzerine inşa edildi. Soruşturma, aynı zamanda “suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme” suçundan da şüphelenilmesine yol açtı.
Son gelişmelerde, kriptolu e-posta ağı üzerinden iletişimin kurulduğu, ada parsel bazlı renklendirmelerle koordinasyon sağlandığı ve paravan şirketler aracılığıyla milyonlarca liralık gayri resmi gelir elde edildiği tespit edildi. Kent AŞ gibi belediye iştiraklerinin, müteahhitlerle yaptığı sözleşmeler, suç örgütünün faaliyetlerinin bir parçası olduğu belirlendi. Bu sözleşmeler, müteahhitlerden icbarla elde edilen gelirlerin, Üsküdar Belediyesi ve iştirakleri aracılığıyla elde edildiği ortaya çıktı.
Yapılan incelemeler sonucunda, belediye başkan yardımcısı Amine Cansu Çelik ve Mithat Özdemir, Başkan Danışmanı U.M., Özel Kalem A.K., Kent AŞ Genel Müdürü N.A. ve ilgili birim amirleri ile personelin, mevzuata aykırı iskan ruhsatları verme süreçlerinde yer aldığına dair kanıtlar elde edildi. Bu durum, 29 Temmuz’da 11 farklı adreste eş zamanlı gerçekleştirilen operasyona yol açtı. Operasyonda 6 şüpheli göz altına alınırken, Sinem Dedetaş, özel kalem Alihan Koçoğlu, mimar Burçin Çevik ve müteahhit Bülent Orhan Tozkoparan tutuklandı. Diğer şüphelilerden ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Bu olay, İstanbul’da rüşvet ve yolsuzlukla mücadele çabalarına önemli bir katkı sağlarken, Üsküdar Belediyesi'ndeki iddiaların da gelecekteki soruşturmalar için bir örnek teşkil ediyor.