Kutsal Topraklar'da hassas dengeler yeniden sarsılırken, İsrail makamlarının Mescid-i Aksa ve Harem-i İbrahim Camii'ne yönelik gerçekleştirdiği operasyonlar uluslararası arenada büyük tepkilere neden oldu. Bakanlığın yayınladığı aylık değerlendirme raporuna göre, ağustos ayında Meğaribe Kapısı'ndan Mescid-i Aksa'ya 26 farklı baskın düzenlendi. Bu baskınlar sırasında, ziyaretçilerin ibadetlerini engellemekle kalmayıp, aynı zamanda avlularında ve Kubbetu's-Sahra önünde Talmudik dini törenler gerçekleştirdikleri, toplu olarak dua ettikleri ve kutsal metinler kullandıkları tespit edildi.

Raporda ayrıca, İsrail polisinin, Mescid-i Aksa için ‘özel güvenlik birimi’ olarak faaliyet gösteren bir ekip oluşturduğu ve bu birimin, Yahudi Tapınak gruplarının Aksa'ya yönelik baskın taleplerini desteklediği vurgulandı. Bu durum, dini hassasiyetlerin yanı sıra, kutsal mekanların statüsüne yönelik gerilimleri de derinleştiriyor. İsrail Meclisi'nde Anayasa, Hukuk ve Adalet Komisyonu Başkanı Simha Rothman'ın, Mescid-i Aksa'nın içinde şofar çalmasına izin verilmesi çağrısında bulunması ve Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in Burak Duvarı'nda dini ritüeller gerçekleştirmesi, bu gerilimin tırmanışında önemli bir rol oynuyor.

Kudüs'teki Müslüman topluluğu üzerinde yoğun bir baskı kuran durum, sadece Mescid-i Aksa'ya yönelik ihlallere sınırlı kalmıyor. Raporda, Kudüs'teki Müslümanların ibadetlerine yönelik kısıtlamaların devam ettiği, cuma hutbeleri ve namazlar sırasında Kıble Mescidi ve Kubbetu's-Sahra çevresine düzenli olarak baskınlar yapıldığı belirtiliyor. Ayrıca, Kudüs ve Filistin toprakları müftüsü Şeyh Muhammed Hüseyin'in Mescid-i Aksa'ya girişinin 6 ay daha yasaklandığı ve Harem-i İbrahim Camisi'nde 155 vakit ezan okunmasının engellendiği ifade ediliyor.

Rapor, El Halil kentindeki Harem-i İbrahim Camisi'nin doğu kapısı ile çalışanların giriş yaptığı yedinci kapısının kapalı tutulmaya devam ettiği, Eşraf Zaviyesi'ndeki kazı çalışmalarının sürdüğü ve İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in de aralarında bulunduğu yetkililerin İshakiyye Mescidi'ndeki Müslümanların tahliye edildiği bilgileriyle sonuçlanıyor. Tulkerim kentindeki Nur Şems Mülteci Kampı'ndaki Ebu Ubeyde Camisi'nin minaresine İsrail bayrağı astığı, Nablus'un doğusundaki Hırbet Tana bölgesinde cuma namazının engellendiği ve Avarta beldesindeki İslami türbelere baskınların düzenlendiği gibi olaylar, İsrail'in kutsal topraklar üzerindeki kontrolü ve ibadet özgürlüğüne yönelik hassasiyet eksikliği konusunda ciddi endişeler yaratıyor. Bakanlığın raporu, bu ihlallerin uluslararası hukuka ve ibadet özgürlüğüne aykırı olduğunu vurgulayarak, uluslararası toplum ve insan hakları kuruluşlarına, İsrail'e baskı yaparak ihlallerin durdurulması ve İslami kutsallardaki mevcut tarihi ve hukuki statükonun korunması çağrısında bulunuyor.”}p>”