Manisa’nın bereketli topraklarında yetişen üzümlerin kaderi, bu kez bir eyleme dönüştü. Salihli’nin Demokratik Meydanı’nda bir araya gelen üzüm üreticileri, TarİŞ’in uyguladığı 80 TL’lik brüt avans fiyatına karşı güçlü bir duruş sergiledi. Üreticilerin endişeleri, sadece ekonomik bir sorunla sınırlı kalmayıp, uzun süredir devam eden tarım politikalarının acı sonuçlarını da gözler önüne serdi.
Üzüm üreticileri, maliyetlerin tavan yapması ve alım fiyatlarının düşmesiyle birlikte üretime devam etme zorunluluğunu sorguluyor. Çiftçi-Sen Genel Sekreteri Bahri Öner’in okuduğu basın açıklaması, kuru üzümün kilogram maliyetinin 93 TL’yi aştığını ve üreticilerin geçimlerini güvence altına almak için en az 151,50 TL’lik bir taban fiyatının şart olduğunu vurguladı. Bu durum, çiftçinin sadece geçimini sürdürme değil, aynı zamanda yaşamını idame ettirme mücadelesini yansıtıyor.
Üreticilerin sesi, sadece fiyatlarla sınırlı kalmıyor. Yıllardır devam eden borç döngüsüne saplanmış, girdi maliyetlerindeki artışla boğuşan, iklim krizinin getirdiği zorluklarla mücadele eden bu kesim, tarım politikalarının kendilerine değil, büyük şirketlere ve tüccarlara hizmet ettiğini savunuyor. Tarım Satış Kooperatifleri Birliklerinin 2000’li yıllardan sonra uygulanan politikalarla nasıl işlevsizleştirildiğini, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) kuru üzüm piyasasına dahil edilmesiyle TARİŞ gibi üretici kooperatiflerinin nasıl devre dışı bırakılmaya çalışıldığını da dile getiriyorlar. TMO’nun üreticinin sırtından para kazandığını ve TARİŞ’in üyelerinin ürünlerinin tamamını almadığını iddia ediyorlar.
Üreticilerin talepleri, sadece fiyatların yükselmesiyle ilgili değil, aynı zamanda tarım politikalarının yeniden şekillenmesiyle de ilgili. Çiftçi-Sen’in hesaplamalarına göre 2026 yılı kuru üzümün ortalama kilogram maliyeti en az 93 TL olmalı ve bu tutara yüzde 25 kâr ve yüzde 30 insanca yaşam payı eklenmelidir. Bu da referans taban fiyatın 151,50 TL’ye yükselmesini gerektiriyor. Şaraplık üzüm üreticilerinin de benzer sorunlarla karşı karşıya olduğunu ve işleyip satabilme süreçlerindeki yasal engeller nedeniyle zorlandığını vurgulayan Öner, çiftçi sendikalarının fiyat belirleme süreçlerine dahil edilmesini, TARİŞ’in üreticilerin söz ve karar sahibi olacağı şekilde yeniden yapılandırılmasını ve kuru üzümde destekleme alımı yapılmasını talep ediyor. Üzüm üreticilerinin çağrısı, sadece ekonomik bir ihtiyaç değil, aynı zamanda tarım sektörünün geleceği için bir uyarı niteliğinde.