İstanbul’un gözde semtlerinden Üsküdar Belediyesi’nde, yapı ve iskan ruhsatı süreçlerinde usulsüzlük yapıldığına dair iddialar, Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan kapsamlı bir soruşturmayla sonuçlandı. Bu soruşturma, belediye başkanının ve yardımcılarının yanı sıra, belediye şirketinin yöneticilerini de içine alarak, “rüşvet”, “irtikap” ve “suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme” suçlarına ilişkin geniş çaplı bir inceleme başlatılmasına yol açtı.
Soruşturmanın merkezinde, belediye iştiraki olan Kent AŞ’nin, kriptolu-kapalı devre e-posta üzerinden oluşturduğu gizli iletişim ağı ve ada parsel bazlı renklendirmelerle hazırlanan Excel tablosu aracılığıyla belediye personelini talimatlandırması, şaşkınlık yaratırken, usulsüzlük iddialarını da güçlendirdi. Bu durum, yapı ruhsatı ve iskan ruhsatı süreçlerinin, şeffaf bir şekilde yürütülmediği ve belirli kişilerin menfaatine yönlendirildiği yönünde kuvvetli şüphe uyandırdı.
MASAK verileri, Kent AŞ ile müteahhitler arasında imzalanan, toplamda 1 milyon 78 bin 870 lira bedelli, “paravan” nitelikte çok sayıda danışmanlık hizmeti sözleşmelerinin, 361 milyon 392 bin 264 liralık bir geliri, belediye ve iştirakleri aracılığıyla elde edildiğini ortaya koydu. Bu paraların, müteahhitlerden icbar yoluyla (zorlama) elde edildiği tespit edildi. Özellikle, büyük inşaat projelerinde belediye başkan yardımcısı U.M. ve Kent AŞ Genel Müdürü N.A. tarafından koordineli bir şekilde gerçekleştirilen rüşvet alımı, soruşturmanın odak noktası haline geldi.
Operasyon sonrasında yapılan tutuklamalarda, Belediye Başkanı Sinem Dedetaş, özel kalem Danışmanı U.M, Kent AŞ Genel Müdürü N.A. ve diğer ilgili kişiler dahil olmak üzere toplam 6 şahıs gözaltına alındı. Bu gelişme, Üsküdar Belediyesi’ndeki yolsuzluk iddialarını daha da derinleştirdi ve kamuoyunda büyük tepkilere neden oldu. Soruşturmanın devam etmesi ve elde edilen delillerin mahkemede sunulması, bu iddiaların ne kadarının doğru olduğunu ve belediyenin geleceğini belirlemede kritik bir rol oynayacak.