Uluslararası arenadaki acı olayların ardından, eğitim kurumlarının güvenli atmosferi yeniden inşa etme hedefi doğrultusunda harekete geçildi. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, bu kapsamda, öğrencilerin eğitim haklarını en üst düzeyde güvence altına alacak, aynı zamanda siber uzaydaki riskleri de dikkate alan geniş kapsamlı bir stratejiye imza atacağını duyurdu. Bu strateji, ‘Güvenli Eğitim için Çifte Güven Kampanyası’ olarak adlandırılıyor.

Kampanyanın merkezinde, 23 Nisan Uluslararası Çocuk Bayramı'nda gerçekleştirilen basın toplantısında, Bakan Çiftçi’nin açıklamaları yer aldı. Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki üzücü saldırılar, eğitim camiasının hassasiyetini tırmandıran önemli bir dönüm noktası olmuştu. Bu nedenle, Milli Eğitim Bakanlığı ile işbirliği yaparak, valiler, il emniyet müdürleri, il jandarma komutanları ve il millî eğitim müdürleri arasında kapsamlı bir değerlendirme süreci başlatıldı. Bu süreçte, 81 ildeki okulların güvenlik durumları, risk analizleri ve güvenlik önlemleri detaylı bir şekilde incelenerek, ivedilikle iyileştirme çalışmaları yürütülecek.

Kampanya, sadece fiziksel güvenliğe değil, aynı zamanda dijital güvenlik konusuna da odaklanıyor. Bakan Çiftçi, “Meseleyi sadece bina güvenliği olarak görmüyoruz; akran zorbalığı, tehdit dili, dışlanma, öfke kontrolü, içine kapanma ve dijital risk işaretleri de yakından izlenecek” ifadeleriyle, öğrencilerin siber uzandaki etkileşimlerinin önemini vurguladı. Bu bağlamda, kolluk kuvvetleri, sanal devriye faaliyetleri çerçevesinde, 2025 yılına kadar 210 bin 234, 2026 yılına kadar ise 86 bin 937 hesap yöneticisi ve kullanıcısını tespit ederek, suçu övücü, saldırganlığı özendirici veya toplumu provoke edici içerikleri içeren hesaplara karşı gerekli işlemleri başlatacak. Ayrıca, 8 bin 11 URL'deki tehlikeli içeriklerin erişimi engellenecek ve “C31K” isimli Telegram kanalının kapatılması gibi önlemler alınacak.

‘Güvenli Eğitim için Çifte Güven Kampanyası’ kapsamında, her okulda okul müdürü, rehber öğretmen, en yakın kolluk amiri ve sosyal hizmet uzmanının yer alacağı bir ‘güvenlik kurulu’ oluşturulacak. Bu kurul, risk ve tehdit analizlerinin sürekli olarak güncellenmesi, fiziki güvenlik önlemlerinin artırılması, erken uyarı sistemi, takip görevi, rehberlik-güvenlik koordinasyonu, bakanlıklar arası eşgüdüm ve acil durum farkındalık eğitimi gibi yedi basamaklı bir çerçeve üzerinde çalışacak. Bu sayede, okul ve aile arasında daha yakın bir işbirliği sağlanarak, öğrencilerin güvenliği konusunda proaktif bir yaklaşım sergilenmesi hedefleniyor.”}