Esenyurt'un kalabalık sokaklarında, genç yaşlarının heyecanını ve umutlarını yitiren bir hayat hikayesi zincirleme uzadı. 15 yaşındaki B.B., bir arkadaşının espriye dahil olmaması üzerine, bir akran tarafından acımasızca saldırıya uğradı. Olay, sadece fiziksel bir yaralanmayla sınırlı kalmadı; aynı zamanda, şiddetin karanlık ve yıkıcı etkilerini de gözler önüne serdi.
Olay, yetkililerin büyük tepki gösterdiği, gençlerin arasındaki şiddetin ne kadar yaygın olduğunu da gözler önüne seren bir vaka olarak kayıtlara geçti. B.B., muşta ve demir sopaların hedefi haline gelerek, yüzünde ve vücudunda ciddi hasarlar bıraktı. Hastaneye sevk edildikten sonra, hayatının en zor anlarından birini geçiren genç adam, gözünü kaybetme ihtimaliyle, çene ve elmacık kemiği kırıklarıyla ameliyatlara alındı. Kulağındaki kıkırdak da bu vahşi saldırıdan payını aldı.
Olayın ardından, B.B.’nin ailesi, yetkililerden acil yardım talebinde bulundu. Ailenin ağabeyi, kardeşinin adalete güvenerek, suçlunun yakalanmasını ve gerekli cezaların uygulanmasını talep etti. ‘Bana şaka yapma’ diyerek başlayan bir olay, B.B.’yi, hayatının geri kalanını hastanelerde ve adaletin beklerken geçirmesine neden oldu. Bu trajik durum, toplumda şiddetin önlenmesi konusunda daha fazla çaba gösterilmesi gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor.
Bu olay, sadece B.B.’nin hayatını derinden etkilemekle kalmadı, aynı zamanda, gençlerin arasındaki ilişkilerde yaşanan kırılganlığı ve şiddetin potansiyel tehlikelerini de ortaya koydu. Olay, toplumsal bir uyarı niteliği taşırken, şiddetin her türlü biçiminin kabul edilemez olduğunu ve toplumun tüm kesimlerinin bu konuda sorumluluk alması gerektiğini vurguluyor.”}p>