Sağlık hizmetlerinin temelinde yer alan koruyucu sağlık politikaları, kadınların sağlığı ve refahı için hayati önem taşıyor. Ancak, birinci basamak sağlık hizmetlerinde yaşanan ciddi eksiklikler ve ücretsiz aile planlaması yöntemlerine erişimde yaşanan sorunlar, kadınların kendi sağlıkları üzerinde karar verme hakkını ciddi şekilde kısıtlıyor. Yeni Parti Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kaya, bu durumun acilen düzeltilmesi gerektiğini vurgulayarak, kadınların korunma hakkının, ekonomik güce bağlı olmamasına dikkat çekti.

Birlik ve Dayanışma Sendikası tarafından hazırlanan ve 245 ASM çalışanının katılımıyla oluşturulan detaylı bir rapor, aile planlaması hizmetlerinde yaşanan çarpıcı zorlukları gözler önüne seriyor. Rapor, ASM çalışanlarının yüzde 81,6’sının korunma yöntemine erişemediğini, merkezlerin yüzde 96,7’sinde ise RİA (rahim içi araç) uygulamasının yapılmadığını ortaya koyuyor. Bu durum, kadınların kendi bedenleri ve gelecekleri hakkında bilinçli kararlar almalarını engelleyen, ciddi bir kamu hizmeti sorunu olarak değerlendiriliyor. Rapor, sadece yöntemlerin temininde aksaklıklar değil, aynı zamanda personel ve fiziki altyapı eksikliklerinin de bu sorunu derinleştirdiğini gösteriyor.

Koruyucu sağlık hizmetlerinin, özellikle de aile planlaması hizmetlerinin, kadınların sağlığını koruma ve doğum oranlarını kontrol etme açısından kritik bir rol oynadığı belirtiliyor. Ancak, ücretsiz üreme sağlığı hizmetlerine erişimde yaşanan eşitsizlikler, kadınları özel sektöre yönlendiriyor ve sağlık hizmetlerinde fırsat eşitliğinin sağlanmasını engelliyor. Ekonomik gücü olmayan bir kadının korunma yöntemlerine ulaşamamasının, toplumda ciddi bir eşitsizlik yaratması gerektiği vurgulanıyor. Bu durum, kadınların sağlığını koruma hakkının, lüks bir ihtiyaçtan öte, temel bir insan hakkı olduğunu da ortaya koyuyor.

Asu Kaya, Sağlık Bakanlığı’na yönelik çağrıda, aile planlaması yöntemlerinin ASM’lere düzenli ve yeterli miktarda ulaştırılmasını, RİA uygulaması için gerekli personelin ve fiziki koşulların sağlanmasını ve ücretsiz üreme sağlığı hizmetlerinin tüm yurttaşlar için güvence altına alınmasını talep ediyor. Ayrıca, rahim ağzı kanseri vakalarının yaygınlığı ve HPV aşısının önemine de dikkat çekerek, aşının ücretsiz olmasının yarattığı sağlık eşitsizliğinin giderilmesi gerektiğini savunuyor. Kadınların ve çocukların sağlığını korumak, hastalıktan iyidir; bu nedenle, koruyucu sağlık hizmetlerine erişimin ücretsiz ve herkes için erişilebilir olması, öncelikli bir devlet politikası haline gelmelidir.