Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM), sosyal refah ve çocuk koruma alanlarında önemli adımlar attığını gösteren bir kararname, yasal düzenlemelerle yürürlüğe girdi. Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, hem aile hayatına hem de gençlerin geleceğine dair yeni çerçeveler çiziyor. Bu kapsamda, doğum izni süresinde önemli bir uzatma ve sosyal medya kullanımına ilişkin düzenlemeler yer alırken, koruyucu aileler için yeni destek mekanizmaları da hayata geçiriliyor.

Kanun teklifinin en dikkat çekici unsurlarından biri, kadın devlet memurlarına tanınan doğum sonrası izin süresinin 8 haftadan 16 haftaya çıkarılması ve bu sürenin, sağlık durumunun çalışmaya uygunluğunu gösteren raporla desteklenen memurlara bir hafta daha uzatılabilmesi. Bu durum, yeni anne olmuş memurların iş hayatına daha kolay ve uzun süreli bir şekilde dönebilmelerine olanak tanırken, aynı zamanda çocuklarının ilk yıllarında anne-baba desteğini sağlayarak toplumsal dengeyi güçlendirecek. Ayrıca, koruyucu aile olmaya teşvik edilmesi, koruyucu aile sayısının artması ve koruyucu aileliğin çocuk koruma mekanizmasındaki rolünün güçlendirilmesi gibi hedefler doğrultusunda düzenlemeler yapılıyor. Bu sayede, çocukların aile ortamında büyüyebilecekleri, bireysel gelişimlerine destek olunacak ve topluma sağlıklı bireyler olarak kazandırılacakları bir sistem oluşturulması amaçlanıyor.

Kanun, sosyal güvenlik sisteminde de önemli değişiklikler getiriyor. Özellikle koruyucu ailelerin sosyal güvenlik prim ödemeleri için yeni bir mekanizma oluşturuluyor. Sosyal Hizmetler Kanunu'ndaki düzenlemelerle, sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olarak isteğe bağlı sigorta prim ödeyen koruyucu ailelerin, sigorta primleri günlük kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanarak karşılanacak. Bu durum, koruyucu ailelerin mali yükünü azaltırken, aynı zamanda çocuklarının sağlık ve güvenliklerine yönelik destek mekanizmalarının güçlenmesini sağlayacak. Bu destek, eşlerin vefatı durumunda da devam edecek, böylece koruyucu ailelerin uzun vadeli yükümlülüklerini yerine getirmesi kolaylaştırılacak. Bu düzenleme, koruyucu aile sisteminin sürdürülebilirliğini artırmayı hedefliyor.

Ek olarak, kanun teklifinde, 65 yaşını doldurmuş muhtaç, güçsüz ve kimsesiz Türk vatandaşlarına yönelik aylık bağlama düzenlemeleri de yer alıyor. Yersiz yapılan ödemelerin iadesinde kanuni faizin esas alınması, haksız kazançların önlenmesine katkı sağlıyor. Bu düzenleme, sosyal yardım sistemlerinin şeffaflığını ve hesap verebilirliğini artırırken, vatandaşların haklarını koruyor. Sosyal Hizmetler Kanunu'ndaki tanımlamaların (İhtisaslaştırılmış Çocuk Evleri Sitesi, Çocuk Evleri Sitesi, Çocuk Koruma İlk Müdahale ve Değerlendirme Merkezi, İhtisaslaşma, Sosyal ve Ekonomik Destek, Koruyucu Aile, Merkezi İzleme Sistemi) eklenmesi, sosyal hizmetlerin daha etkin bir şekilde yönetilmesine ve koordineli bir şekilde uygulanmasına imkan tanıyor. Bu kapsamda, çocukların ailesi veya yakını yanında bakımı ve desteklenmesi, ekonomik desteğin üst sınırı en yüksek devlet memuru aylığı tutarıyla sınırlandırılıyor ve yaş ve eğitim durumuna göre destek tutarının belirlenmesi sağlanıyor. Bu düzenleme, sosyal yardımların adil ve verimli bir şekilde dağıtılmasını hedefliyor.”}p>