Kanlı bir cinayet, 29 Mayıs 2008 gecesi Üsküdar'ın Hayrettin Çavuş Mahallesi'nde yaşanan bir trajediye dönüştü. İhbarla olay yerine sevk edilen ekipler, 79 yaşındaki Müzeyyen Hiçgüngörmez’in evinde şiddetle öldürüldüğünü tespit etti. Maktul, evinin salonunda çaresizce, çıplak halde yerde bulunmuş, boğazında 4 santimetrelik derin bir yara izi bırakılmıştı. Olay yerindeki yoğun tiner kokusu, delil toplamı açısından da önem taşıyordu; ağzı açık bir tiner kutusu ve iki adet çakmak, olayın vahşetini daha da pekiştiriyordu.

O dönemde yapılan ilk incelemelerde, olayın çözülebilmesi için mevcut olan şüpheli DNA’lar arasında herhangi bir eşleşme sağlanamamıştı. Ancak, Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın titizlikle dosyayı takip etmesi ve Cinayet Büro Amirliği’nin yılmadan çalışması sonucunda, 2008’deki DNA örneklerinin yeniden incelenmesi kararlaştırıldı. Bu süreçte, uzun yıllar boyunca faili meçhul olarak kalmaya devam eden cinayet dosyası, bir dönüm noktasında yer aldı.

1 Kasım 2025 tarihinde, Eyüpsultan’da bir şüpheliyle ilgili önemli bir gelişme yaşandı. 37 yaşındaki Orhan B., kız kardeşinin evinde saklanırken suçüstü yakalandı. Ruhsatsız silahla kendini yaralayan B., kısa sürede ele geçirildi ve Edirne Açık Cezaevi’nden firar etmiş olduğu tespit edildi. Daha önce ‘birden fazla kişiyle yağma ve gasp’ suçlarından 35 yıl 30 ay 40 gün hapis cezası bulunan Orhan B., Cinayet Büro Amirliği tarafından tutuklanarak kriminal incelemelere tabi tutuldu.

Yapılan detaylı DNA analizleri, İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı tarafından gerçekleştirildi ve sonuçlar, cinayetin çözülmesinde kritik bir rol oynadı. Şüphelinin DNA’sı, 2008 yılında Müzeyyen Hiçgüngörmez’in evinden toplanan biyolojik bulgularla birebir örtüştü. Bu eşleşme, 18 yıllık bir bekleyişin ardından adalete ulaşılmasının önünü açtı. Orhan B., kasten öldürme suçundan tutuklandı ve yargılama sürecine başladı.