Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ile birlikte düzenlenmiş olan 2. Yaşlılık Şurası’nın kapanış törenine katıldı. Bu önemli buluşma, ülkemizin geleceği için yaşlılık konusuna daha stratejik bir bakış açısı getirme misyonunu üstlenmişti. Yılmaz, burada yaptığı konuşmada, yaşlılık konusunun artık sadece bir politika alanı olarak değil, ülkenin geleceğini şekillendiren bir önceliği temsil ettiğini vurguladı.
Türkiye’nin demografik yapısındaki dönüşüm, özellikle genç nüfusun azalması ve yaşlı nüfusun hızla artmasıyla gözler önüne serildi. Bu durum, ülkemizin sosyal güvenlik sistemleri, sağlık hizmetleri ve ekonomik kalkınması üzerinde doğrudan bir etki yaratmaktadır. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, bu değişimin 2026-2035 Aile ve Nüfus 10 Yılı gibi stratejik hedeflere uygun olarak planlanması gerektiğini belirterek, Türkiye’nin bu yeni gerçekliğe uyum sağlamak için önemli adımlar attığını ifade etti. TÜİK’in verilerine göre, 2025 yılında yaşlı nüfusun yüzde 11,1’e ulaşması, ülkenin 2000’de yüzde 5,7 olan bu oranla 2023’te ilk kez yüzde 10’u aşması, Cumhuriyet’imizin 100. yıl dönümünde, çok yaşlı ülke kategorisine geçişimiz anlamına geliyordu.
Bu kritik eşiği aşmanın getirdiği sorumluluklar, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından hayata geçirilmekte olan Uzun Süreli Bakım Sigortası Sistemi ile yakından ilişkilendirilmektedir. Yılmaz, bu sistemin yaşlı vatandaşlarımızın yaşam kalitesini artırmayı, onların ihtiyaç duyacakları desteklere erişimini kolaylaştırmayı ve Türkiye’nin finansal sistemine katkıda bulunmayı hedeflediğini açıkladı. Sistem, hem yaşlı bireylere güçlü bir destek sağlayacak hem de ülkenin tasarruf oranlarını artırarak ekonomik istikrarına katkıda bulunacaktı. Ayrıca, bakanlık tarafından yürütülen çalışmalar, yaşlı bireylerin aileleriyle birlikte sağlıklı ve aktif bir yaşam sürmelerini desteklemeyi amaçlıyordu.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın hizmet kalitesini artırma çabaları da dikkat çekiciydi. 2002 yılına kıyasla, bugün 178 resmi huzurevinde 15 bin vatandaşımıza hizmet sunulurken, özel huzurevleri ve diğer kamu kurumlarının sağladığı hizmetlerle birlikte toplamda 30 bin civarında yaşlıya destek verilmekteydi. 2026 yılına kadar 8 ilimizde 900 ilave kapasiteyle hizmetlerin genişletilmesi planlanmıştı. Evde bakım yardımları, gündüzlü bakım ve aktif yaşam merkezleri gibi hizmetler, aile yapısını güçlendirmeye, yaşlıların sosyal hayata katılımını artırmaya ve kurumsal bakım ihtiyacını azaltmaya yönelik önemli bir strateji oluşturuyordu. Yerel yönetimlerin sürece dahil olduğu yaşlı destek programları, bu hedeflere ulaşmada önemli bir rol oynamaktaydı.