İstanbul’un siyasi arenasında yankı uyandıran bir iddia, mahkemelerin kapılarını açtı. ‘İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü’ne ilişkin devam eden dava, 26. duruşmasıyla birlikte yeni bir boyut kazanırken, 414 sanığın yargılanması sürecinde ortaya çıkan detaylar, kamuoyunu şaşkınlığa uğrattı. Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nun karşısındaki salonda gerçekleştirilen duruşmaya, sanıklar ve avukatlar katılırken, davadaki iddialar, uzun süredir devam eden soruşturmanın merkez üssü haline geldi.

Duruşma, tutuklu sanıklardan İBB Boğaziçi İmar Müdürü Elçin Karaoğlu’nun avukatının savunmasının alınmasıyla başladı. Sanıklar arasında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkanı Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu’nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu’nun avukatı Mehmet Pehlivan gibi isimler yer aldı. Ayrıca, tutuksuz sanıklar ve aileleri de izleyici olarak hazır bulundu. Duruşmanın bu erken evresinde, iddianamede yer alan bazı şemalar ve suçlamalar, sanıkların savunma hazırlıklarına odaklanmasında önemli bir rol oynadı.

Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame, sanıkların faaliyetlerinin 2014’ten itibaren sistematik bir şekilde yürütüldüğünü gösteriyor. İddianamede, örgütün menfaatini sağlamak amacıyla yapılan 143 eylemin, yaklaşık 160 milyar lira ve 24 milyon dolar karşılığında kamu zararına neden olduğu belirtiliyor. Örgüt şeması, Ekrem İmamoğlu’nun “örgüt elebaşı” olarak konumlandırılmasıyla birlikte, sanıklar arasındaki bağlantıları ve sorumlulukları net bir şekilde ortaya koyuyor. İddianamede yer alan suçlamalar ise, İmamoğlu’nu ve diğer sanıkları, “suç işleme amacıyla örgüt kurmak”, “kişisel verilerin kaydedilmesi” gibi ağır suçlardan sorumlu tutuyor. Sanıklar Keleş ve Ongun’un, 556 yıl 8 ay ile 1542 yıl 8 ay arasında hapis cezası talep ediliyor.

Davanın ilerleyen aşamalarında, sanıkların savunmaları ve avukatların sunduğu delillerle birlikte, iddianamenin detayları daha da netleşecek. Mahkeme heyeti, elde edilen tüm bilgileri değerlendirerek, sanıkların suçlu olup olmadığına karar verecek. Bu süreç, İstanbul’un siyasi ve idari yapısı üzerinde önemli bir etki yaratırken, kamuoyunda da büyük bir merak ve beklenti uyandırdı. Duruşmanın devamında, sanıkların savunmaları ve delil takibi, soruşturmanın tamamlanması ve adalete erme yolunda önemli bir adım olacaktır.