Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'daki acı olayların ardından, Türkiye genelinden 314 sivil toplum kuruluşu, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'e yönelik tartışmaları saptırmak ve toplumsal değerleri koruma hedefiyle bir deklarasyon yayınladı. Bu güçlü ortaklık, eğitimde temel değerlerin güçlenmesine ve toplumsal uzlaşmanın sağlanmasına odaklandı. Açıklamada, saldırıların ardından yaşanan gerginliğe dikkat çekilerek, olayın taraflı bir değerlendirilmeye ve ideolojik manipülasyonlara açık bırakılmasının tehlikesi vurgulandı.
STK temsilcileri, eğitimde hakim kılınan değerlerin ‘Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin ruhuna uygun, adalet, merhamet ve dayanışma ilkeleri üzerine inşa edildiğini belirterek, bu yaklaşımın hedefe yönelik bir zayıflama olarak algılanmasının doğru olmadığını savundu. Özellikle, Ramazan sofraları ve geleneksel değerlerin eğitimde yaşatılması konusundaki hassasiyet, açıklama boyunca sıkça vurgulandı. Bu durum, eğitimde kültürel kimliğin ve manevi mirasin korunmasının önemine işaret ediyor.
Açıklamanın temel argümanları, şiddet sorununa farklı boyutlardan yaklaşım sergiledi. Öncelikle, bir bireyin suçu, o suçu işlemesinin ardındaki derin nedenlerle ilişkilendirilerek, suçun kökenine inildi. Saldırganların, sosyal medyanın karanlık köşelerinden beslenen şiddet ideolojisiyle şekillenmesi, akıl ve vicdanla çelişen bir durum olarak ele alındı. Ayrıca, Anadolu insanının müslime kimliği ve Ramazan'ın yaşatılması ihtiyacı da vurgulanarak, bu değerlerin korunmasının toplumsal uyum için kritik bir öneme sahip olduğu belirtildi. Bakan Tekin'in, bu değerlere bağlı ve milli kimliği yeniden inşa etmeye çalışan bir lider olarak rolü, şahsına yönelik bir saldırı olarak değerlendirildi.
Son olarak, ortak deklarasyon, çözüm önerileri sunarak, toplumsal hassasiyetlerin gelecekte de dikkate alınmasını sağladı. Okul güvenliğinin hem fiziksel hem de psikolojik açıdan güçlendirilmesi, şiddet içerikli dijital platformlara karşı etkili önlemler alınması, aile yapısını destekleyen sosyal politikaların yaygınlaştırılması ve çocukların zararlı içeriklerden korunması gibi konularda yetkililere yönelik çağrılar yapıldı. STK'lar, bu sorunların çözümünde sadece teknik çözümlere değil, aynı zamanda ahlaki ve kültürel değerlerin yeniden tesis edilmesine odaklanılması gerektiğini vurguladı. Ayrıca, fırsatçı siyasi istismarın önüne geçilmesi ve matem tutması gereken bir günde kalem bileyleme gibi davranışların vicdan ve tarih önünde hesap vermeye davetiye çıkaracağı belirtildi.