İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü kapsamlı Ataşehir Belediyesi soruşturması, dün geceye damga vurdu. Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nün eş zamanlı yaptığı operasyonlarda 45 farklı adrese girilerek 20 kişi gözaltına alındı. Operasyonun merkezinde yer alan müteahhit Hümeyra Ökcün, itirafçı olarak ortaya çıkarak, 2024-2026 yılları arasında 190 milyon lira tutarında rüşvet ödemeleri yaptığını savcılığa aktardı. Ökcün’ün ifadeleri, belediye içinde derin bir rüşvet ağının ortaya çıkmasına neden olurken, soruşturmanın da farklı boyutlara taşınmasına yol açtı.
Ökcün, soruşturmanın kritik bir noktasına ‘Onursal Adıgüzel’ ile yaptığı görüşme ile ulaştığını belirterek, sürecin nasıl şekillendiğini anlattı. İskân süreçlerinde yaşanan gecikmeler üzerine Adıgüzel’in kendisine baskı kurduğunu, “Bu iş çözülmezse başka yerlerde nasıl çalışacaksın?” sözleriyle tehdit ettiğini ifade etti. Bu baskı altında, Ökcün’ün taleplerini karşılamaya başladığı, ancak sürecin ilerleyen aşamalarında daha sert yöntemlere başlandığını aktardı. Özellikle, ödemelerin sistematik hale getirilerek farklı kişilere aktarılmasına karar verildiğini vurguladı.
Rüşvet operasyonunda ortaya çıkan ilginç detaylar arasında, mimar Erhan Çelebi aracılığıyla talep edilen 2 milyon dolar tutar yer aldı. Çelebi’nin “Vermezsen 2 yıl ruhsat alamazsın” diyerek uyguladığı baskı, Ökcün’ün uzun süre direnememesine neden oldu. Ayrıca, ödenen miktar nedeniyle Ökcün’ün 265 milyon TL harç ödemek zorunda kaldığını, bu tutarın meclis kararıyla yasallaştırıldığını da ekledi. Bu durum, belediye bürokrasisinin rüşvet operasyonuna nasıl dahil olduğunu gösterdi. Ökcün, ödemelerin bir kısmının, “Başkan pound seviyor” denilerek İngiliz sterlini olarak talep edildiğini ve not kâğıtlarıyla teslim edilen yüz binlerce liralık market hediye kartları ile iPhone ve iPad gibi ürünlerin de buna dahil olduğunu belirtti.
İfadesinin sonunda, Ökcün ciddi tehditler aldığını ve can güvenliğinden endişe ettiğini ifade etti. Avukatları ise müvekkillerinin soruşturmanın aydınlatılması için tüm bilgileri sunduğunu ve asıl mağdurun kendileri olduğunu savundu. Olay, Ataşehir Belediyesi’nde ve İstanbul’un diğer bölgelerinde etkili olan siyasi ve mali bağlantıların deşifre edilmesine yol açması nedeniyle büyük yankı uyandırdı. Müteahhit Ökcün’ün ifadesi, soruşturmanın daha da genişlemesine ve benzer olayların tespit edilmesine katkı sağlayabilir.