Ataşehir Belediyesi’nde, uzun süredir devam eden ve kamuoyunda merak uyandıran ihale süreçlerine ilişkin soruşturma, önemli bir dönüm noktasını yaşadı. Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ve rüşvet, örgüt kurma ve ihale fesadı suçlarını içerdiği iddialı soruşturmada, gözaltı kararları alındı. 20 şüpheli arasından 19 kişi, mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Bu gelişme, Ataşehir’deki siyasi ve idari yapılar üzerinde büyük bir baskı oluşturuyor.

Operasyon, belediye başkanlığı ve başkan yardımcılıkları başta olmak üzere, çeşitli birimlerde görevli personelinin, ihale, imar ve iskan işlemlerine karşılık rüşvet aldığı yönünde ihbar üzerine başlatılmıştı. MASAK raporları, HTS kayıtları ve detaylı incelemeler sonucunda, belediye sınırları içerisinde faaliyet gösteren firmalardan milyon dolarların rüşvet karşılığı yapı ruhsatı ve iskan işlemleri yapıldığı belirlenmişti. Bu süreçte, belediye yetkilileri ve firma sahipleri arasında koordineli bir şekilde hareket edildiği, rüşvet miktarının projelerin değerine göre belirlendiği ve elde edilen gelirlerin belediye içindeki belirli pozisyonlara paylaştırıldığı saptanmıştı. Bu durum, belediyenin mali yapısı ve karar alma süreçleri üzerinde ciddi bir etki yaratmıştı.

Operasyonun gerçekleştiği eş zamanlı baskınlarda, 45 farklı adreste arama ve el koyma işlemleri yapıldı. Yakalanan şüpheliler arasında Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, başkan yardımcıları Oğuz Kaya, Orhan Aydoğdu ve Birkan Birol Yıldız gibi üst düzey isimlerin de yer aldığı belirtiliyor. Ayrıca, Mali İşler Müdürü Mürteza Kutluk, Özel Kalem Müdürü Alpay Arslan, Yapı Kontrol Müdürü Aysun Gökçen, Ruhsat ve Denetim Müdürü Gülbin Ergünay, Yapı İmar Müdürü Ezgi Nur Yılmaz gibi belediye bürokratlarının da aralarında olduğu 19 kişi tutuklanarak cezaevine teslim edildi. Adli kontrol kararıyla serbest kalan tek şüpheli ise Nimet Karademir’di.

Bu operasyon, sadece Ataşehir Belediyesi’ndeki rüşvet operasyonunu değil, benzer iddialarla gündeme gelen diğer belediyeler için de bir uyarı niteliği taşıyor. Soruşturmanın devam ettiği ve elde edilen delillerin incelendiği süreçte, yetkililerin sorumluluğu ve hesap verebilirliği konusunda daha sıkı önlemler alınması gerektiği vurgulanıyor. Ataşehir Belediyesi’ndeki bu skandal, Türkiye’de belediyecilik alanında şeffaflık ve hesap verebilirliğin önemini bir kez daha gözler önüne serdi.”} /